5 Ocak 2016 Salı

Yılbaşı Tatili ve Dileklerimiz...


Çocuklarımızın ne küçük dilekleri, ne büyük hayal güçleri var... Mira Şimal'in okulunda yılbaşı partisine gittiğimizde süsledikleri bu ağaçla ve dilekleriyle karşılaştık. O kadar naif, o kadar masum dilekler ki... Ama Mira'nın dileği herkesi en çok güldürendi sanırım.

"Yeni yılda evimizdeki lambamız değişsin. Bana küçük bir inek hayvanı çıkmasını isterdim."
Bunu duyan, okuyan da evde banyo lambasıyla yaşıyoruz sanar, yavrucum hangi lambamızı beğenmedin anlamadım ki:) İnek hayvanı desen ayrı komik, sordum her gün süt yapsın diyeymiş.



Yılın başı değil son günleri de bizim için epey eğlenceli geçti. Yılbaşı hazırlığı, partisi, tatili derken üzerine bir de kar yağınca Mira Şimal bu sene yılbaşı ruhunu daha iyi hissetti. Dün de bana soruyor, "anne yılbaşı bitti mi?" diye:)) En çok enerjisini seviyorum ben yeni bir yılın. 2016 ailemize ve ülkemize huzuru, tazeliği, sağlığı ve barışı getirsin diyorum en çok. Gerisi kolay...


Bu sene ciddi kararlar almadım, hayat bize güzel şeyler sunsun dedim. Sağlık ve huzurumuz olsun yeter. Bu yılın en büyük hediyesi, bizi en çok heyecanlandıran 10 gün içinde doğacak yeğenimiz Aren. Kızımın kuzeni, gözümüzün bebeği olacak...

Bu yılbaşı tatilinde arkadaşlarımızla beraber Antalya, Çıralı'da butik bir tesise gittik. Bungalow ahşap evlerde gerçekten çok huzur dolu bir tatil geçirdik. Aslında gitmeden önce korkmuyor değildim, Mira pek rahat vermez, sıkılır, bize sarar falan diye ama onun da çok keyif aldığı, eğlendiği ve keşfettiği bir tatil oldu. Temiz hava, bol gıda, işi gücü telaşesi olmayan ve en çok onunla ilgilenen anne baba ona da çok iyi geldi. Sanıyorum bundan sonraki tatillerimiz daha rahat geçecek çünkü artık farkında; birlikte geçirdiğimiz zamanın kıymetini... O mutlu ve huzurluysa bizim de öyle olduğumuzu... 


Çocukla tatilde dinlenilir mi, dinlenilirmiş valla. Giderken bir büyüteç almıştım, birlikte ağaçları, taşları, dalında mandalinaları inceledik, yerde güneşte yatan miskin kedi gibi yatıp yuvarlandık. Sobanın başında oturup keyif yaptık. Sevdiğimiz müzikleri dinledik, bol bol söyleyip, dans ettik.


Arkadaşımız Emir'den gelen Elsa prenses ve minik Barbie hediyeleriyle coştuk. 

Emir'imiz biraz hastaydı ama yine de Miroş'la oynadılar.


 Antalya'yı ilk defa bu kadar soğuk gördüm, orada yaşayanlar bile görmemiş yıllardır. Soğukla epey mücadele etsek de yine de keyfimize diyecek yoktu, giyinip giyinip gezdik de hiçbir şeyden geri kalmadık. Çıralı sahilden bir kare...



Kaldığımız Lukkies Lodge'un terası ve taşlık gördüğünüz yer de normalde bu zamanlarda akması gereken nehir...

Babamızla da doya doya zaman geçirip, aşk yaşadık. Bu tatilde bana yardımları ve üstün başarılarından dolayı kendisini tebrik ediyorum.

Tabii ki Tuğba ve Alper'e de çok teşekkür ediyorum. Zira Mira onların yine hep tepesindeydi, onlar da büyük sükunet ve sevgiyle Miroşla başa çıktılar:)


El oyunu bileeen...

Karlar Ülkesi Prensesi Elsa Mira'ya ülkesini mi gösteriyor, Mira da nasıl donmuş kuzum!

Yılbaşı gecesinden... Rötarlar yüzünden 22:30'da da başlasak geceye ve Mira'yı giydirdikten 10 dk sonra uykum geldi deyip pijamaları giyip, odaya çekilsek de gece böyle bitmedi tabii. Mira'yı battaniyeye sardığım gibi mutfaktaki divana getirip yatırdım, biz eğlenceye devam:) 
Ahahaha kötü anne!

Biz de müzik aşkı genetik!

Olimpos'ta ördeklerle konuşurken...


Daha çekilen ne güzel kareler, heybemize biriktirdiğimiz ne güzel anılar var. Fotoğraflara sığmayan kahkahalarımız, şarkılarımız, hoş sohbetlerimiz, yeni arkadaşlıklarımız, güzel dostluklarımız, daha bitmeden yenisini planladığımız tatiller, gidilecek yeni yerlerin, tadılacak yemeklerin, okunacak kitapların heyecanı... İşte böyle başladı yeni yıl, hep de böyle huzurla sürsün dileğim...

Sevgiler,

5 yorum:

  1. Canım benim herşey istediğiniz, dilediğiniz gibi olur inşallah. Yeni yılda bende sağlık, huzur diliyorum size. Gerisi gelir. Miranın dileğine çok güldüm. Çok tatlı bu kuzucuklar yaaa :D Bu arada Miroş öğle uykusu uyuyor mu? Ya da şöyle sorayım, tatilde uyku düzenini nasıl yapıyorsunuz? Merak ettim çünkü ben tatildede düzenini bozmayanlardanım.O yüzde yazın en güzel saatlerinde odada onu bekliyorum uyurken. Belki daha mantıklı bir yöntemi vardır ama ben bilmiyorum :)sevgiler Gözde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiiin, çok sağol canım. Miroş öğle uykusunu bıraktırmaya çalışsak da halen ihtiyacı var sanıyorum, uyutmadığımız günler 5'te 6'da sızıyor. Tatilde uyku düzeni de kendi istediği saatlerde oluyor, kimi arabada bekledik, kimi kucağımızda uyudu, hatta bi öğlen yemek yediğimiz restoranda iki sandalyeyi birleştirip yatırdık ben de çocukken çok uyurdum öyle:) Yani düzeni çok bozmadan bizim şartlarımıza uydurmaya çalışıyoruz tatlım. En makulu bu gibi bizim için. Güzel dileklerini size de iade ediyorum tatlıcım, çok öpüyorum.

      Sil
    2. Nazlıhan şevik abla birşey sorucaktım biliyormusunuz acaba? eski usül muşamba çocuk bezleri mavi ve pembe renk olan yıkanabilen olan muşamba bezleri nerede satılır yada nereden bulabilirim iyi günler.

      Sil
    3. :)) Valla ben de bilmiyorum ki ama birkaç forumda konuşulmuş, gittigidiyor'a bak istersen bi.:)
      İyi günler

      Sil
  2. Baktım ama bulamadım birkaç forumda konuşulmuş dediğiniz nazlıhan hanım nerde bulunur diye mi konuşulmuştu?

    YanıtlaSil

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)