17 Eylül 2015 Perşembe

Mira Şimal Okulda!


Geçen hafta oryantasyon sürecini başarıyla tamamladık ama bu hafta biraz nazlıyız. 'İlk hafta çok hevesli olanlar ikinci hafta nazlanabiliyorlar' dediklerinde garipsemiştim ama doğruymuş.

Oryantasyon sürecini biraz anlatayım. Velidaşım Legabebe Gamze (velidaş ne demekse)'nin kızını okulda görüp fotoğrafını gönderdiğimde "ooo oryantasyon anası olmuşsun" demişti, çok gülmüştüm. Sahiden bir süre sonra kayınvalidemle beraber, New School'un taşınmaz envanter listesine girebileceğimizi falan düşündüm. Allah'tan yarım gün başladık:) İlk sabahtan itibaren çok heyecanlı gitti Mira Şimal.

Okulun ilk günü ben de o kadar heyecanlıydım ki fotoğraf bile çekemedim. Aşağıdaki bu resmi öğretmeni göndermişti whatsapp'tan :)



Bu uygulamayı da çok sevdik. Hemen her gün fotoğraf/ video gönderiyorlar. Günlük raporu her akşam mutlaka yazılıyor. Raporda ise şu bilgiler var: Uyku durumu, sabah - öğle ve ikindi kahvaltısını yiyip yemediği, neler yediği, aktiviteleri, neleri yaptı, neleri yapmak istemedi, huzursuzluğu oldu mu ve son olarak da aile katılımı bölümü. Orada da ertesi gün için bizden istedikleri yer alıyor. Bir nevi ödev:) Mesela, 'yarın kitap paylaşım günü, gelirken en sevdiği kitabını getirsin' gibi.


'Okul yolu' diye üstteki fotoğrafı paylaşmıştım. 2. günümüzden. Yine büyük heyecanla gitmişti okula. Öğretmeni Candan'a daha önceki atölye çalışmalarından ve deneme derslerinden alışkındı, kucağına atladığı gibi, byebye yapıp gitti bize. Oryantasyon sürecinde başta 45 dk, sonra 1 saat derken her gün biraz daha fazla kaldı okulda. Biz de (babaannesi ve/veya ben) bekledik onu.


Bu süreçte okulun psikologlarından Ecem Hanım onu gözlemlemiş. 3. gün bizimle Mira Şimal hakkında konuştu. "Çok çabuk alıştı, çok sosyal ve kendini ifade eden bir çocuk. Daha önce de 1 yıl okul geçmişi var sanırım." dedi. Buranın ilk olduğunu söyleyince şaşırdı. "Yukarıda bize İngilizce şarkılar söylüyor." dedi. 3. günümüzde bir arkadaşının doğum gününü kutladılar. Çok keyifliydi.


Yine öğretmenimizin çektiği fotoğraflardan. Yaprak toplamışlar bahçeden, sınıfa gelip gruplandırmışlar, üzerine muhabbet etmişler bıdıklar.


Okulda kalma süresi uzadıkça biz de ufak ufak uzamaya başladık. Durumu anlattık; "Sen burada arkadaşlarınla ve öğretmenlerinle kalacaksın, oynayacaksınız, biz de işe gidiyoruz, çalışacağız. Çok kısa zaman sonra seni gelip alacağız." dedik. Ama bunu kabullenmesi pek kolay olmadı. Çocuklar onları bıraktığımızda bir daha dönmeyecekmişiz hissine kapılıyorlar sanırım.  Ve "Sen de kal" ya da "ben de geleceğim" diye ağlamaya başlıyorlar. İnsanın o zaman içi kıyılıyor işte. Ancak içeri girdikten 5 dk sonra unutuyorlar dünyayı ve hemen dalıyorlar oyuna... 

4. gün  "Biraz utanıyorum ben" diye girmek istemedi başta. 


Ben de hem bu ayrılık sürecini hem de gün içerisinde artık rutinleşecek okul kavramını anlatabilmenin yollarını düşünürken sevgili Güneş Anne'nin blogundaki yazıya rastladım. 1 günlük döngüyü anlatmanın en güzel yolunu seçerek resimlemiş tecrübeli arkadaşımız. Hemen ben de bir tane yaptım Mira Şimal için.


Gün akışını anlaması açısından çok faydalı oldu gerçekten. Her gün tekrar ediyoruz, hatırlatıyorum iyice alışana kadar. Okulda da günleri öğreniyorlar, güzel oldu. Teşekkür ediyorum fikir için Güneş Anne'ye.


Bu fotoğrafı da kapı arasından gizlice dikizlediğim sınıftan çektim. Velilerin sınıfa girmesine müsaade edilmiyor ve haksız da değiller. Mira beni görse, diğerleri de annelerini arayacak. Çaktırmadan baktım oryantasyondayken. Asistan öğretmeni Mira'nın kitabını okurken o da yanına oturmuş pür dikkat dinliyordu.


"Başka neler yapıyor okulda?" derseniz, 1 aylık planları  olduğunu söyleyebilirim. Ay başında hem ders programı hem de aktivite planları ailelere dağıtılıyor. Ayrıca raporlardan ve internet sitesindeki veli bilgilendirme sisteminden de katılım durumlarını görebiliyoruz. İngilizce ve İspanyolca dersleri var ufak ufak. Aktiviteleri çok renkli ve eğlenceli. Sanat derslerine biraz aykırı, ezber bozan bir öğretmen geliyor. Sınıfları direkt bahçeye açılıyor. Bu sayede sık sık bahçeye çıkıp, hem temiz hava alıp, keşif yapabiliyor hem de parkta oynayabiliyorlar. Geçen gün salyangoz incelemişlerdi, bugün solucan, bir gün yaprak topluyorlar, bir gün kedilerle oynuyorlar.


Oryantasyonu 1 hafta bile sürdürmedik. Ne de olsa yarım gün diye geçen hafta Perşembe'den itibaren sabah 9, öğlen 13 olarak gitmeye başladık. Yalnız en büyük problemimiz 'yemek' oldu. Zaten iştahsız bir çocuk, ben okula gidince alışır, arkadaşlarından özenip yer diyordum tam tersi oldu. Bir iki gün aç geldi, çok üzüldüm. Hatta öğretmeniyle konuşurken gözlerim doldu ama Candan öğretmen beni öyle rahatlattı ki... Bana güvenin, inanın, çözeceğiz derken kendi çocuğundan bahsetti henüz emiyor. "Ben buradaki çocukların hepsini evladım gibi seviyorum, bakıyorum, n'olur inanın, birebir ilgileniyorum yemeyenle. Gidip birlikte ayrıca yiyoruz ya da dışarıda yediriyorum. Bunun bir sürü yöntemi var, evden bile getirebiliriz bir dönem, üzülmeyin." derken onun da gözü doldu. Çünkü Mira ilk günden beri "Bizim evimizdeki yemekler daha güzel, ben babannemin yaptığı çorbadan içeceğim" gibi bahaneler buluyordu yememek için.

Neyse ki bu hafta aştık  bunu. 2. haftamızda Mira gayet güzel yemeğe başladı, hatta yemediği şeyleri bile... Peynir, zeytin, yayla çorbası yediğini duyunca ağlasam mı, gülsem mi bilemedim.

Şu an telefonuma yemek yerkenki fotoğrafları geldi. "Çok yaşayın Candan öğretmenimiz, yaşasın okulumuz!" diye haykırıyorum şu an:)


Maaşallah diyelim:)

Bu hafta sabahları okula gitmek için ikna etmek biraz zor oldu ne yalan söyleyeyim. Ama okula gidince, özellikle öğretmenimizi görünce hemen yumuşuyor. Bir de "sen de kal anne" demese...


Okulda çok güzel bir sosyal sorumluluk kampanyası var ondan da çok küçük bahsedeyim. Artık oynamadığımız oyuncakları toplayıp okula götüreceğiz, veli katılımıyla birlikte durumu olmayan çocuklara ulaştıracağız.

Çok şanslıyız hem okuldan hem de öğretmenden yana çok şükür.
Bakalım okulumuzda ne maceralar bekliyor bizi!



3 yorum:

  1. Maşallah canım, ılgi ile okudum her satirini, zaten her yönüyle mukemmel Geçiyor okul belli, daha da iyi olacağına inanıyorum, herşey tıkırında: ) öpüyorum ikinizi de çok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay inşallah Leyloşum ya, az önce bırakırken yine ık bık yaptı, ağladı.
      İnsan hiç kıyamıyor ya.

      Sil
  2. merabaaaağ. benim için öpüp mıncıklar mısın. maşallah çok şirin yaaa :)

    YanıtlaSil

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)