28 Temmuz 2015 Salı

32.Ayında Mira Şimal


Tatiller, bayramlar derken gezmekten başka pek bir şey yazamıyorum bu ara. Bayramda da az gezmedik Mira Şimal'le ordan da fotoğraf ekleyeceğim ama gelişimiyle ilgili de bir kaç not alıp, karalamak istiyorum burada.


Duygusal ve Motor Gelişimi: 

Mira bu ay bize epey büyüdüğünü hissettirdi. Aslında hissettirmenin ötesinde buna inanmamız için epey çaba sarfediyor. Günlük rutinde yapılan herşeyi kendi yapmak istiyor, yapamayınca biraz sinirlense ve başlarda yardımı asla kabul etmeyip kızsa da şimdi şimdi çok zorlanınca azıcık yardım da ettiriyor. Ama yardımsız yaptığında "ben başardım, ben yaptım, hem de sen yardım etmedin" diyor.



  • Ayakkabılarını uzun süredir kendi giyiyordu ama bu ay arkadan bantlı sandaletlerini bile giyebiliyor.
  • Pijama, pantolon, çamaşır hatta tayt gibi alt grubu hiç yardımsız giyiniyor.
  • Üstlerde biraz zorlanıyoruz ama çıkartmakta sıkıntı yok, sıcaklayınca hooop soyunuveriyor:)
  • 2 litrelik cam sürahinin yarısından fazlası doluyken kaldırıp cam bardağa su koyuyor, hatta neredeyse dökmüyor bile:) Başlarda epey döküp saçıyordu ama cesaretlendikçe "olsun, birajcık döküldü" deyip devam ediyor.
  • Tuvalete kendi gidiyor, basamakla klozete adaptörü koyup oturabiliyor. Bayramda görümcemde basamaksız nasıl çıktığını anlayamadık ama bir şekilde tırmanıp oturmuş tuvalete, bizden de bitmeden asla yardım istemiyor.:)
  • Oyuncaklarını iki kucağına toplayıp, düşürmeden odasına götürebiliyor.
  • Kalem tutmakta hiç sıkıntı yaşamadık ama bu ay hepten güzel kullanmaya başladı. Çizgileri, yuvarlakları çok muazzam. 
  • Yemeklerini kendi yiyor çok rahat bir şekilde, çorbasını vs.
  • Dişlerini fırçalayıp, ellerini, yüzünü yıkıyor.
  • Sofrayı kurmaya yardım ediyor, çatal kaşıkları ve tabakları yerleştiriyor bir güzel, peçete , tuzluk, ekmeği sofraya götürüyor. Oh kız olsun çamurdan olsun.
Mira artık bizi daha iyi anlıyor ve hisleri merak ediyor. "Neden üzgünsün anne?" diyor mesela ya da sokakta gördüğü biri için "O abla niye ağlıyor? "diye sorabiliyor. Bu sorular uzayıp gidiyor, evet meraklı melahatlik başladı:)) Trafikte söylenen taksici için "Taksici amca neden kızdı?", "Babam sana ne dedi?", "Dedem nereye gitmiş?"...

Artık kendi sevdikleri, doğruları ve zevkleri var!

Boyalardan moru ve siyahı, giysilerden mikili olanları, terliklerinden ışıklı olanı, çantalarından parlak olanı, çizgi filmlerden Marsu'yu, renklerden yeşili, yemeklerden pilavı, meyvelerden üzümü, hediyelerden sürpriz yumurtayı çok seviyor. 

Hayır!

Dondurma bu ara favorimiz, zaten bu yaz tanıştı ciddi anlamda. Bayramda çikolata ve şeker yemesine göz yumduk ama biraz fazla kaçtı. Abarttığı ve olmayacak şeyler istediği zaman elbette "hayır"ımız var. Ama pek çok zaman ısrarla boğuşuyoruz bu ara.

Israrcılığı ağlamaya, "hayır"ın yüksek tonuyla karşılaşınca da ağlama krizlerine dönüşebiliyor. Elbette kararlı olmak çok önemli, başta hayır deyip sonra istediğini yapınca bunu feci şekilde kullanmaya başladığını gözlemliyoruz. 
Böyle ağlama krizleri ve öfke nöbetlerinde en güzel taktiğin görmezden gelme olduğunu pek çok yerde okusak da son tahlilde deneyimleyerek öğrendik. 


Uyku

Gündüz uykusu halen uyuyor, günde 1 kere ortalama 2 saat.
Sabah 8 gibi kalkıp gece 23 gibi uyuyor. Hiçbir zaman erken yatmadı, bundan sonra da okula başlayana kadar yatacağını sanmıyorum. Gündüz uykusu uyumasa bile 22:30'dan önce uyuduğu görülmedi.:=)

Uyurken hala elinde birşey tutmak istiyor; oyuncak, kitap, el, saç... O an ne isterse...  Bu kendini güvende hissetmek ve uykuya teslim olmakta yaşadığı zorluktan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. 



Oyunlar ve Dans

Taklit yeteneği epey gelişti. Bebeklerini beslemesi, bezlemesi, sevmesi benim gibi:) Bebeğin kıyafetini çıkarıp "yıkayım şunu" diyor mesela. Babaannesiyle evcilik tarzında çok oyun oynuyorlar, o yüzden hayal gücü çok güzel gelişiyor. Bu sabah yere bir örtü serip "burası piknikmiş" diyor. Birlikte oynamayı çok seviyor; burası senin evin olsun, burası da park deyip, senin rolünü de belirleyip, oyunu kuruveriyor.

Kinetik kum favorimiz. Neredeyse her gün 1-2 posta çıkarılıp oynanıyor.


Yaz geldi teras keyfi başladı, terasa şişme havuz aldık, Mira bütün gün içinde, cup cup. Bazen kirlenince suyu tahliye edip, değiştirmek zor oluyor diye bebeklik küvetini çıkartıyoruz. Onunla da en az havuz kadar keyifli vakit geçiriyor.

Puzzleları çok seviyor, bitirene kadar uğraşıyor, 24 parçalı ahşap puzzleları hızlıca yapıyor artık zaten.

Eşleştirme konusunda çok başarılı, ipadden oynadığı eşleştirme oyunlarında kesinlikle benden iyi.

Dans etmeyi, müziği çok seviyor. Kliplerdeki dansları taklit ediyor. Son 2 aydır falan da babasıyla Playstation'da Just Dance oyununda harikalar yaratıyorlar.

video


Şimdilik yaz  da olsa yine de apartman çocukları bunlar, bizim eski oyunlarımızı bilmiyorlar. Ben de yeni bir kitap aldım, biraz önce geldi ajansa; Ne Oynayalım?  kitabın ismi, Ormanda Oyun Serisi'nin ilk kitabı, Aytül Akal'ın, Redhouse Kidz'ten. Çok seviyoruz KidzR'nin kitaplarını zaten. Bu kitapta da ormandaki hayvanlar seksek, körebe, tıp gibi oyunları bize hatırlatıp, hayvanların yetenekleri üzerinden çocuklara öğretmemizi sağlıyor. Bu akşamki oyunumuz belli, tıp:)



Fiziksel Gelişim ve Beslenme olayına hiç girmek istemiyorum. İştahı eskisinden iyi çok şükür ama saldım artık, ne yiyorsa onu hazırlıyor veriyoruz. Elbette bizim yediklerimizden de tattırıyoruz ama eskisi gibi ısrar olayı yok, denemesi ve ön yargısını kırması için arada zorladığımız oluyor ama kokusundan anlıyor çocuk bazı şeyleri ve istemiyor. Eee sonra kendi çocukluğum geliyor aklıma, tamam pes diyorum. Gelişimi iyi, boyu epey uzadı. Kilosu dersek son 6 ayda 1 kilo falan aldı herhalde. Çok takmamaya çalışıyorum artık, ben de öyle büyüdüm en nihayetinde.

Eh hadi gelelim güzel fotolara, tatilde Miroşki neler yaptı?

Çanakkale'de gün batımı deneyimi...



Köylerde (Etili, Çan-Mallı köy, Kaz Dağları- Yanıklar köyü) doğayla ve organik yaşamla içiçe zaman geçirdi...


Dalından domates, salatalık yedi, soğan ayıkladı:)


Kaz Dağları'nda güneşi batırdı, özgürce top oynadı bahçelere daldı. 



Kediler, köpekler neyse de anın tadından fotoğraf çekemediğimiz kuzularla, keçilerin üstüne bindi, bıldırcınların kümesine daldı, keyiften coştu.





Bu yolculuklarda arabada nasıl oyalanıyor derseniz en çok çıkartma kitaplarıyla ve müzikle diyebilirim. Çıkartma kitapları her yerde kurtarıcımız:)

Mickeyli, barbili, caillou'luları birlikte gezerken aldım çok ama asıl önereceğim İş Bankası Yayınları'nın çıkartmalı kitaplar serisi. Ben önce Köyde Yaşam almıştım, 150 çıkartmasıyla köydeki her alan için minik hikayesiyle birlikte çıkartmaları yerleştiriyor ve hikayeyi tamamlıyorsun.
Çok zevkli.

Sonra Mira o kitabın arkasındaki serinin diğer kitaplarını görüp, uçaklıyı istedi.  Onu da (Çıkartmalı Tatil Kitabım) Bodrum'dayken almıştım, Çanakkale tatilinde hep yanımızdaydı. Tam 500 çıkartmalı ve çizimler, konseptler süper.


Müzik favorimiz de bu ara Nicki Minaj- David Guetta "Hey Mama" ve Playstation'da Just Dance oyununda hep dans ettiğimiz The Fox Arabada giderken de onları çaldırıyor hep. Bazen 10 kere aynı şarkıyı dinlediğimiz olmuyor değil yani:))



2 yorum:

  1. Canım maaşallah sizeeeee, büyüdüler artık, onlarla keyifli geçirilen zaman artıyor günden güne. birçok şeyi kendisinin yapma isteginin olmasına da cok ama çok sevindim, hem onlar için büyük bir özgüven kaynağı hem de bizim için büyük bir rahatlık oluyor: ) öpüyorum ikinizi de cok cok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sorumluluk biraz daha azalmaya, özgürlüklerini biraz daha kazanmaya başlıyorlar.
      O yüzden keyfimiz de gururumuz da artıyor.
      Ben de öpüyorum İpek böceğimi de seni de...

      Sil

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)