10 Nisan 2015 Cuma

Oyuncak Gibisin Anne!

Mira Şimal'in konuşmalarını kaydetsem, yazsam, anlatsam diyorum ama o anın keyfi öyle güzel ki, bırakıp telefonu alayım, çekeyim, kaydedeyim demeyi düşünemiyorum bile.

Bu ara bize aşırı bağlandı. Yokken sorun yaratmıyor, ağlayıp, zırlamaz benim akıllı kızım, neredeler, gelsinler artık, üf, püf demez. İçinde bulunduğu durumu, şartları çabuk kabullenebilen bir çocuk, çok şükür.


Ancak buldum mu da affetmiyor. Eve girdiğim andan itibaren benimle, babasıyla. Üzerimi değiştirmeme, lavaboya girmeme hatta yemek yememe bile müsaade etmiyor:)

Odasına kapatıyor bizi, "hıh, kapıyı da kapatalım, sakın kalkma buradan" diyor. Nasıl özlüyorsa yavrum benim. Hiç kıyamıyorum ben de, ne derse o, eve girince... Komutan o:)



Babasıyla oyun oynarken de beni istiyor ya da benimle oynarken onu da...
Hep birlikte top oynuyoruz, zıplamacık, kucak kucak, gıdıklamaca, atçılık ve bütün hareketli faaliyetler...
Zaten beş dakika oturduğu pek görülmüyor Miroş'un.

Tabii bunlar olurken çok komik ve zaman zaman duygusal diyaloglarımız da oluyor. Keşke hepsini hatırlayabilsem ama mümkün değil. :) Ama konuşmalarının çoğu bizim bir yansımamız gibi. Ee ne ekersen onu biçersin. Çocuk yetiştirmek de böyle işte, ne verirsen onu alıyorsun.

Mesela dün akşam uyuturken yüzümü sevip; "sen çok akıllı bi insansın anne" dedi.
Sonra bu sabah yatağımın kenarına ilişip; "sen ne güzel bir annesin", "oyuncak gibisin" "ben seni alıp, pazarda satayım" dedi:))

Bu yansıma değil tabii, hiçbir zaman seni pazarda satayım demedim, nereden öyle uydurduysa:) Ama "oyuncak gibisin" babasının lafı.

Belki de gerçekten öyleyizdir onun için.

Diyorum ki Samet'e kim bilir bizi ne kadar dev gibi görüyordur bazen o minicik boyuyla kafasını kaldırıp, bacaklarımıza sarıldığı anlarda. Ama çoğu zaman her sözünü bize geçirebildiği ve istediği zaman istediğini yapma özgürlüğüne eriştiği için de bizi nasıl oyuncağı gibi görüyordur kim bilir...

Şuan 29. aylıksın Miroşum. Ve gerçek olamayacak kadar, bir oyuncak kadar tatlısın güzel kızım.
Bir gün bunu okuduğunda beni öp olur mu? Yanında değilsem de en azından resmimi...
Seni seviyorum kızım.


6 yorum:

  1. yaaa bu güzel yazıyı çok duygusal biçimde bitirip beni ağlattınız ama oldu mu :)) belki 8.ay da duygusallık coşkusuna kapıldım :))

    YanıtlaSil
  2. Ahh canım, hayırlı doğumlar. Harika bir şey anne olmak işte tam da böyle bir şey, komikliklerine gülerken, bir anda salya sümük ağlayabilmek:))
    Teşekkürler,

    YanıtlaSil
  3. ♥ Ay harika bir yazı canım benim. Eminim Mira bir gün bunu okuyunca gözleri dolu dolu sana sarılmak için koşacak yanına :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah, inşallah tatlım benim.
      Çok öpüyorum, darısı başına;)

      Sil
  4. Gülerek okudum ve tüylerim diken diken bitirdim. Annelik tam da böyle :) O kadar tatlı ki bazen ben de İlkim Ada nın gerçek olmadığını düşünüyorum. Hatta sevgimden başıma ağrı girdiği doğrudur :D Annelik hep şükretmek ve ne kadar yorulsan da durduramadığın bir ritm... Öpüyorum seni ve Miroşumu.Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ya, böyle çılgınlık annelik işte dimi:)
      Canım benim, ben de öpüyorum İlkim'i ve seni

      Sil

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)