2 Mart 2015 Pazartesi

27.Ayında Mira Şimal ve Mola Tekniği


Bebeğim Mira Şimal 27.ayını doldurdu. Artık o bebek değil. Kendi de bunu reddediyor, küçülen bir çorap giydirsem 'sen onu bebeğe ver o giysin' diyor mesela. 'Ben bebek miyim' diyor, arada da 'ben bebek oldum' diyor 'ınga ınga' deyip ağlama numarası yapıyor:)

Bu ayımız epey hareketli geçti. Evdeyken hem bizim hem tehlikelerin sınırlarını zorlamayı çok sevdiği bir ay oldu. Vitrin üzerinde gezinmece, biblolarla dans etmece, masa üzerinde zıplayarak şarkı söylemece, vurma, fırlatma gibi eylemler...


Neyse ki minik kızarıklıklarla atlatıyoruz falan ama biraz sınırların çerçevesini belirleme zamanı.
Bu yüzden hani şu meşhur Süper Dadı'nın taktiğini uyguluyoruz. Birkaç uzman yazısı okumam da buna dahil tabii; 'mola tekniği'

Bu yaştaki hemen her çocuk gibi 'yapma, etme, çıkma' gibi emir kipli olumsuz kelimeler daha çok onları yapmaya, etmeye teşvik ettikleri için bunun yerine sabır sınırımız çerçevesinde kibarca uyarıp, uygulamaya geçmiyorsa güvenli bir yere (-ki bu karyolası oluyordu ama artık ona da çok rahat inip çıkıyor) götürüp, 2 yaşında olduğu için maksimum 2 dakika hiç iletişim kurmuyoruz. Hatasını farkettikten sonra kendisi başlıyor zaten "bidaa yapmicam, yapmicam, tırmanmicam oraya, babanneye defol demicem" ....


Sonra hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor hayatımız, hatanın da üzerinde durmak iyi değil çünkü böyle bir durumda, uzatıp manasızlaştırmanın luzmü yok. Ancak bir daha aynı hatayı tekrarladığında "yine molaya götürmemi ister misin?" şeklinde yaklaşıyoruz.

Elbette en küçük hatasında ya da yaramazlığında bunu yapmıyoruz, hemen ilgisini başka bir şeye çekme, dikkatini dağıtma taktiği halen favorimiz. Bunları neden anlattım, sizler nasıl davranıyorsunuz, okuyanlar da çok kısa anlatsalar çok memnun olurum.


Konsantrasyonunun çok zayıf olduğu bir dönemden geçiyoruz. Ancak bu dönemde motivasyonunun resim-boyama faaliyetleri olduğunu fark ettim. En çok boyaları, boya kalemlerini seviyor, onlarla epey zaman geçiriyor. En uzun konsantre olduğu şey resim yapmak olunca elimiz kolumuzu boyasız görene aşk olsun.

Cephanemiz... Kirlenmek güzeldir deyip evi ve kendimizi mahvedene kadar parmak boya yapıyoruz ama yine de mum boyalar en sevdiğim, elleri bile kirletmiyor:)

Ay bir de video izleteceğim size hale bakın, yelloz :)

video


Siz en çok hangi boyaları kullanıyorsunuz bu dönemde?

İkincil olarak da babaanneyle oynanan hikayeli evcilik oyunları Mira'nın favorisi... Bunlara ben de bayılıyorum. Hikayesini bazen babaannesi bazen kendisi uyduruyor ama çok eğlendiği belli. Bebeği yatırıyor, maymunu gezdiriyor, çocukları arabaya bindirip hayvanat bahçesine götürüyorlar falan :)

Bir taraftan tehlike yaratsalar da en eğlenceli dönemleri aslında. Bir konuşmalar, bir cevaplar, aklımız şaşıyor.

Bunu da kaçırmayı hiç istemiyorum, bu yüzden daha çok zaman geçirmeye çalışıyorum kızımla, çünkü gerçekten günler uçup gidiyor...

Sağlıklı, sevgili günler hepinize,



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)