21 Kasım 2014 Cuma

Mira Şimal masalımız 2 yaşında!

Bir varmış bir yokmuş
Develer tellal iken
Pireler berber iken
Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...

Kalabalık, çirkin ve gürültülü bir şehirde,
Ailelerinden ayrı, o şehrin güzelliklerinin büyüsüne aldanmış,
Çok çalışıp az kazanarak hayata tutunmaya çalışan, 
Ama yine de huzurla ve sevgiyle birbirlerine bağlı bir karı-koca yaşarmış

Kadın ve adam çok tezcanlı, heyecanlı ama bir o kadar da cesurlarmış
Bir gün düşünüp, ikinci gün bir iş kurmuşlar
Bir gün düşünüp, ikinci gün bir bebek istemişler
Peşpeşe işleri de girmiş, bebişleri de düşmüş yoluna


Beş yıl önce tanıştıkları Kasım ayının yirmi birinde
Üç kilo iki yüz elli gram bir kız bebek girmiş dünyalarına
Apaydınlık yüzlü, çekik gözlü, annesinin kopyası
Hık demiş burnundan düşmüş de babasına hiç benzememiş mi?!
İnce uzun elleri, içe dönük serçe parmağı, boynundaki doğum lekesi...
Tıpkısıymış adamın

Mira Şimal koymuşlar ismini, 
Yol gösterici bir yıldız gibi parlasın diye, 
aklıyla kalbi hep birbirini göstersin diye...

Sarıp sarmalanmışlar onunla
Minik kız yuvalarına katılınca tam bir aile olmuşlar
Onun doğumuyla güzelleşmiş dünyaları,
Kadın güzelleşmiş anne olunca, adam güzelleşmiş baba olunca
Şehir bile güzelleşmeye başlamış gözlerinde
Hayalleri, gönülleri, umutları büyümüş
Bu güzel kız büyüdükçe günbegün sevgileri de büyümüş

İlk düşen saç telini, kirpiğini saklamışlar,
İlk gülüşünü annesine, ilk öpücüğünü babasına vermiş küçük kız
İlk dişini, ilk adımını, ilk sözcüğünü beraber karşılamışlar
Heyecanla, şaşkınlıkla, mutlulukla...

İlk yaşına ererken babannesiyle, dedesi de katılmış ailelerine
Torun aşkına bırakıp memleketlerini, yerleşmişler çirkin şehre
Şehir de kimin umurunda, Mira Şimal'in sevgisinin yanında...
Kocaman bir aile olmuşlar sevgi, güven ve huzurla

Bir bakmışlar Mira Şimal koşuyor, bir bakmışlar konuşuyor
Bak bak ne güzel oynuyor, bak şu bilmişe bir de dalga geçiyor derken
Tüm sohbetleri, tüm hayatları o olmuş 

Herkes memnunmuş halinden
Anne baba çalışıyor, babaanne dede Mira Şimal'le oynuyorken
Günler günleri kovalamış Mira Şimal 2 yaşında olmuş!
Kocaman gülen, şarkılarıyla, masallarıyla, danslarıyla herkesi güldüren
Evin neşesi, gönüllerin prensesi, bir tanecik bebekleri büyümüş
Anneannesi, teyzesi taaa uzaklardan gelecekmiş onun doğum günü için
İyi ki doğdun, iyi ki bizimsin diyeceklermiş...






İyi ki doğmuş, iyi ki bizim kızımız olmuş Mira Şimal'imiz!

Canım kızım, bu bizim masalımız, devamı gelecek...
Seninle büyüyüp, güzelleşecek, güzelleşeceğiz!
Belki bu masala başka kahramanlar da eklenecek hatta sen de bir gün bu masalın içinden geçip giderken, tatlı bir selam verip, kendi masalını yazacaksın
Ama bil ki bu masalın içindeki annenin yüreğinde, en güzel yerinde hep var olacaksın.
Seni çok seviyorum canım kızım, güzel yüzlüm, masal prensesim

Hep umutla bak hayata, hep cesur ol ama kırma kimseyi
Doğruluktan şaşma, eğilme, ezdirme kendini
Kalbinin ucuna mantığını bağla ama sev herkesi
Onurlu ol, vicdanlı ol ve yastığa başını rahat koy kızım

Şimdilik budur dileğim gerisini sonra yazarım:)

Seni daima sevecek olan,
Annen.


1 yorum:

  1. Ne güzel yazmışsınız:)
    Ailece nice mutlu senelere...

    YanıtlaSil

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)