21 Temmuz 2014 Pazartesi

Mira Şimal'in Enleri

Bir önceki yazımda Mira Şimal'in gelişimini anlatacakken Terrible Two vakasıyla bir anda bilinmeze yolculuk yapıp, neredeyse tüm yazıda çocuğumu yerden yere vurunca yazının sonunda çok üzülüp, bir dahaki yazıma ENlerini listeyeceğimi söylemiştim.

Yapalım bakalım bir liste neler çıkacak.

Miroşumun 'En güzel hali'nden başlayayım:
Uykudan uyandığı hali..
Anasına çekmiş :P Ayıptır söylemesi, kocacım da benim için aynısını düşünür de. Hatta kardeşim de söyler zaman zaman:)

'En güzel söylediği kelime'
"tee ogada"
Bir gün bir şeyin yerini sordum Miroşa 'tee ogada' dedi, anlamadım, 'tee orada' demek istiyor olabilir mi dedim, konduramadım. Sonra başka bir şey sordum ve videoya kaydettim, 'evet, tamam' yerine 'hee, mamam' dediğini duymuştum da, bunu yeni duydum, cidden 'tee, ogada' diyor Çok güldüm. Ee, kızanım Trakyalı, tabii bir de babaanneyle büyüyor, garipsememek lazım değil mi ama :) Buyurun kanlı canlı videosu:

video

En sevdiği yemek:
"Mamakaa"
Hangi çocuk makarnayı sevmez ki, ama bunun ki öyle böyle değil, pişerken kokusundan gelip mamakaa diyor, pişmesini bekleyemeyip yana yana yediği var:) Rüyasında gördüğü var, o derece. Makarnayı madem bu kadar seviyor, sağlıklısını, tam buğdayını bulalım derken, bir de sebzeyi de çok zor yedirince imdadımıza Makarna Lütfen! yetişti. Pancarlısı, karışık otlusundan tut kabaklı, brokoli, Allah ne verdiyse her çeşidini bayıla bayıla yiyor.



En sevdiği şarkılar: 
Ay- Oğuzhan Koç
Ya Ya Ya - Hande Yener

Kolay olduğundan mıdır, ezgisinden midir bilinmez bu şarkıları duyunca dünyası değişiyor, keyfi yerine geliyor çocuğun. Bir de bi danslar, bir oyunlar gülmekten kırıp geçiriyor bizi.

En sevdiği mekanlar:
"Parka" ve "Havuf"
Parka gidelim mi, parka gideceğiz derken park kelimesini 'parka' diye öğrendi çocuğum. Olsun, mahsuru yok da günde 2 posta parka'ya gidiyoruz:) Parkımız çok güzel, açamayacağı şekilde sabit salıncak korumaları var, bir de göl kenarında kum alanı var, güzel de göl tehlike yarattığından hep yanında olmak, onla beraber koşturmak gerekiyor. O enerjisini atacak diye biz heder oluyoruz o ayrı :) Babannesi, Allah bin kere razı olsun, koşturup duruyor onunla. Hafta sonları da 'havuf' keyfimiz var, havuz kelimesini duyar duymaz koşup 'mayu'sunu arıyor, kendi giymeye çalışıyor, sonra da 'abakı' sını (ayakkabı) giyip kapıyı açmaya çalışıyor.


Burada, sağda annem Miroşla kayıyor, solda da kız kardeşim Nihoşum ve benle kaydırakta. Fotoların arasında 25 yıl var, kadın hala çocukluğundan bir şey kaybetmemiş:) Miroşun da yüzünün düşük olduğuna bakmayın, kim bilir neye kızdı o vakit.


En sevdiği çizgi karakterler: 
Hayu - Caillou
Bırt - Gilbert

Evet, ufaktan çizgi film izlemeye başladık, bu da şöyle başladı. Birkaç ay önce Çanakkale'ye halamıza gitmiştik, kuzeninin oyuncak Caillou'sunu çok sevip oynamış hatta uyumuştu orada. Sonra DVD'sini aldı babası, yolculuklarımız zor geçiyor diye arabada izletmiştik. Biz de izledik birçok bölümünü ve kısa süreli izlemesi için sakınca görmedik. Şöyle ki; Caillou gerçek bir çocuğun basit dünyasını yansıttığı ve olağanüstü şeyler yaşamadığı için güzel, sorunlara çözümler getirme üzerine kurulu bu çizgi filmin sakıncaları yok değil mi? Elbette var, Caillou'nun kırsalda yaşaması ve ailesinin sinir bozucu derecede sakinliği, babasının çalışmıyor olması, bizim gibi metropolde bir hengamede yaşayan ailelerin çocukları için çok da güzel örnek olmuyor tabii. Bu konuda 3-4 uzman makalesi de okudum, onlara yazılan cevapları da. Neyse uzatmayacağım, artıları eksileri olan bir çizgi film. Allahtan bölümler kısa ve üzmeden 'bitti' yapıp kapatıyoruz. Ama işimize de yaramıyor değil, Caillou yastığında daha kolay uyuması, Caillou bardağından süt içmesi, Caillou izlerken yolda sesini çıkarmaması gibi...

En sevdiği oyun:
Boğuşma ve atçılık

Yani full aksiyon hareketler... Ne yani sadece erkekler mi boğuşur, Miroş bizle boğuşmayı, yuvarlanmayı, öpücüklere boğulup boğmayı, sarılmaları, gıdıklanmayı çok seviyor.

En sevdiği aktivite:
Oyun hamuru

Adım Adım setimizden bu ay oyun hamuru çıktı, bir sevdi bir sevdi. Daha önce de alıp denemiştim ama ağzına sokuyor diye rafa kaldırmıştım, şimdi daha bilinçli bilinçli oynuyor. Kendim mi yapsam acaba diye düşünüyorum, basit bir tarifi olan varsa alabilirim.

En sevdiği kitap:
Masallar Diyarı

Çok oldu alalı bu kitabı, içindeki masalları okuyordum pek anlamazken, sonra resimlerine bakmaya başladık, şimdi de o resme bakıp kendi uyduruyor bir şeyler, hikayelerimiz öyle devam ediyor.

En korkutuğu şey:
Sinek ve Usta

Ah, bu sineklerle başımız belada. Sineklerden kaçış yok, her gece Bella B de kullanıyoruz, limon yöntemini de denedik yine de ısırıyorlar kuzuşu. Rüyasında "git git dinek" diyor yavrum:)

Usta ne diyeceksiniz, biz bu eve taşındığımızdan beri her gün birileri taşınıyor, site yeni olduğundan, hep bir yerlerde tadilat var, bir şeyler var.. Tak tuk, tık tık seslerine kulakları alışsa da pek yıldızı barışmıyor ustalarla:)

En kızdığı şey:
Bir şeye konsantre olmuşken bozulması

Saçma sapan bir şey yaparken (mesela pis bir şeyle oynarken, bir şeyi dökmek üzereyken vs.) bizim aniden uyarmamız. Veya yaptığı bir şeyin kendiliğinden düşmesi, bozulması...

Hadi neyse yine terrible two'ya bağlamayayım. Güzel başladık, güzel bitirelim.



En yetenekli olduğu konular:
Hafıza - İletişim

Benim de hafızam güçlüdür, kolay kolay unutmam hiçbir şeyi, hatta 2,5-3 sene önceye kadar müşterilerin telefon numarasından, mailine hafızada tutmaya hiç de gerek olmayan şeyleri aklımda tutuyordum. Şimdi acayip saldım ama yine de hala ilkokul arkadaşlarımın isimlerinden, gittiğim yollarda gördüğüm tabelalara kadar birçok şeyi hatırlarım. Tabii bir bebekten söz edince bu biraz garip oluyor, kızım ne yaşanmışlığın var da aklında tutuyorsun. Ama yok, Mira'nın hafızası acayip. 3 ay görmediği birini fotoğrafta görünce tanıyor, direk ismini söylüyor, şok oluyoruz. Yarın dondurma vereceğim sana de, ertesi gün sana sormazsa neyim :P

İletişimi de çok kuvvetli, bu aralar yeni gördüğü birine, yabancılık baabında bi 10 dk kadar alışma süresi oluyor ama sonra fena, seni ve sana ne yaptırabileceğini çözüp, adamına göre şerbet veriyor resmen.

Sizin çocuklarınızın en belirgin özellikleri neler(di) bu dönemlerde?
Sevgiyle, öpüyorum hepinizi.

2 yorum:

  1. Bloglar Yarışıyor ile siz de blogunuzla kazanmaya aday olun, promosyon ödüller kazanın. Sponsorlarımızın desteği ile bloglar arası etkinlik yarışmamızı ilk tur dahilinde düzenliyoruz. Siz de başvurun. Detaylı bilgiyi websitemizden öğrenebilirsiniz.
    İlginiz ve desteğiniz için teşekkür ederiz.



    Saygılarımızla,
    Web: http://www.bloglaryarisiyor.net
    Mail: iletisim@bloglaryarisiyor.net
    Tel: +90212 330 9707


    YanıtlaSil
  2. Canim hergunluk.com acilmiyor bir sorunmu var? Bu arada beni de takip etmeni isterim :)
    Www.seleninevcilikhayati.com

    YanıtlaSil

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)