28 Mayıs 2014 Çarşamba

Memeden Kesme Hikayemiz



Şu hayatta hiçbir şeyi kıskanmadım; yemek yiyen çocuğu kıskandığım kadar...

Öncelikle evin dağınıklığına bakmayın, Miroş'un çatalı nasıl yemeğe götürdüğüne odaklanın. Tabii çocuğu çok güzel yemek yiyen bir anne için bu bir anlam ifade etmiyor olabilir ama benim gibi her yemek saati (hatta öyle bir saat var mı bilmeyen) krizler yaşayan, sürekli ne yapıp ne yedireceğini düşünen, yedirebilme umuduyla bu uğurda dünya kadar yola başvuran, yanlış olduğunu bile bile çocuğun önünden arkasından gezip yedirmeye çalışan anneler bu fotoğraftaki anın nasıl kıymetli olduğunu bilirler. 

Memeden kesmeyi anlatacaktım değil mi? İşte bu noktada çoktan verilmiş bir karardı aslında emzirmeyi bırakma hikayesi.

20 Mayıs 2014 Salı

Sana Güvenebilir miyim Anne?


Çocuk yetiştirmek, onu anlamak, dinlemek, yönlendirmek, öğretmek...Bunlar muhteşem duygular...
Ebeveynler olarak bunları karşılıksız yapıyor olsak da onların bize özellikle ilk yıllarında sunduğu sınırsız sevgi ve güveni yaşamak çok büyük bir ayrıcalık. Ancak çocuk yetiştirirken sergilediğimiz tüm davranışlarda çok hassas ve bilinçli olmamız gerek. Onların da birer birey olduğunu aklımızdan hiç çıkarmamalı, ilişkimizi güven ve saygı temeline oturtmalıyız. Çünkü çocuklarımıza öğrettiğimiz, alıştırdığımız tüm davranışlar, gelecekte onların fiziksel, duygusal ve sosyal tüm yönlerini etkileyecek! Onlar bizim çocuklarımız, asla deneme tahtamız değil, bu sorumluluğun hep farkında olmalıyız.

Geçtiğimiz haftalarda Annelik Sanatı Dergisi ve Mavi Aile Danışma Merkezi'nin düzenlediği 2.Blogger Buluşması'na katıldım. Bu yıl ki konu '0-3 yaş arası çocuklarda güven gelişimi'ydi. Mavi Aile Danışma Merkezi'nin kurucusu Pedagog Belgin Temur'dan çok değerli bilgiler edinmemizin yanı sıra belki de katıldığım en faydalı etkinlikti diyebilirim. Bu tür etkinliklerde başlangıçta kendimizi tanıtmamız istenir ya, bu defa çocuklarımızı tanıtmamız istendi ancak onların gözünden.

16 Mayıs 2014 Cuma

Soma'ya Nasıl Yardım Edebiliriz?


Çok üzgünüm, çok! Gerçekten tarifi yok. Babasız yaşamayı bilirim, onun yaşattığı acıları bilirim ancak babamı kaybetmeyi düşünmek bile çok korkunç. Gölcük'te yaşadım ben hayatımın en büyük yıkımını... Bu yüzden depremi bilirim, enkazı bilirim, yakınlarını toprağa gömmeyi bilirim ama Soma'da babasını çalıştığı toprakların altından çıkarıp yeniden o toprağa gömmenin acısını bilemem, o evlere, yüreklere düşen ateşin şiddetini bilemem. Depremden sonra çekilen sefaleti, açlığı, imkansızlıkları bilirim, zorunlu göçü, hiç bilmediğim bir şehirde, bir okulda, bir çevrede depremzede olmayı bilirim ama Soma'da babasız kalan çocukların, evlatsız kalan annelerin, kocasız kalan kadınların şu anki çaresizliğini, bundan sonraki hayatlarının zorluğunu tahmin bile edemem. Demem o ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Fakat buradan taziye mesajları yayınlamakla, işçi fotoğrafları yayınlamakla, acınızı paylaşıyoruz demekle iş bitmiyor. Ne yapabiliriz onu düşünmek gerek. 

Yardım etmek gerek ama nasıl?

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Bebekli Eve Organik Temizleyiciler Şart!


Bahar temizliği vakti geldi, haydi yapalım da neler kullanalım? Aslında hepimizin sağlığı için ev temizliğinde de doğal ürünler tercih edilmeli ama bilhassa bebekli evlerde mümkün olduğunca kimyasaldan uzak durmalı diye düşünüyorum. Bebekli, çocuklu evde haldır haldır çamaşır suları, cifler, yoğun kimyasallar kullanımını doğru bulmuyorum ben. Özellikle yer, halı, koltuk temizliğinde kullanılan kimyasalların sürekli bu alanlarda oynayıp, temas halinde bulunan çocuklara nasıl zarar verebileceklerini tahmin etmek zor değil.