20 Ocak 2014 Pazartesi

Tuvalet İletişimini Tİ'ye Almayın!



Karar verdim a dostlar, Mira Şimal'le tuvalet iletişimi kuracağım, tuvalet eğitimi demiyorum bakınız, tuvalet iletişimi! Hay Allahım yeni yeni adetler çıkardın yine demeyin çünkü yeni değil çook eski, çok doğal bir yöntem aslında bu. Tuvalet iletişimi deyince evet, çocukla çiş, kaka muhabbeti yapıyoruz aramızda bir işaret dili, bir anlaşma dili oluşturuyoruz, çocuğun zaten doğuştan temiz olma, kendini kirletmeme isteğine cevap veriyoruz. Siz de istemez misiniz, kaka-çiş temizlemekten kurtulmayı, çocuğunuzu o hava aldırmayan bezlerden kurtarmayı, hem de aile bütçenizde tasarruf etmeyi... O zaman okuyun, çok ciddi araştırdım, valla hiç ti'ye alınacak bir konu değil Tİ, yani Tuvalet İletişimi!



Okuduğum sayısız tuvalet eğitimi ve tuvalet iletişimi yazısından sonra aklıma en çok kalan “elimination communication” yani "tuvalet iletişimi" konusunda Ingrid Bauer’in Diaper Free isimli kitabında anlatılan yöntem oldu. Kitabı okumadım ama okuyanlardan faydalanarak okumuş kadar oldum. Linklerini de paylaşacağım yazımın en sonunda. Bir de Christine Gross-Loh’un bir kitabı var, yöntem hemen hemen aynı, Türkçe’ye de Bezsiz Bebek diye çevrilmiş.

Tuvalet iletişiminin faydalarından bazıları:
  • Daha az bebek bezi
  • Pişiksiz yaşam
  • Bebeğin vücudu ve vücut fonksiyonları için saygı
  • Çocuğun bebek bezine bağlı kalmadan kendi doğal vücudunu tanıması
  • Ebeveyn/bakıcı ile artan iletişim
  • Bebeğin inanılmaz yeteneklerinin keşfi
  • Bebeğin ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılması ve açıklanamayan titizliğin açıklığa kavuşması

Aslında bebekler dünyaya gelirken tıpkı hayvan yavruları gibi kendilerini kirletmeme içgüdüsüyle dünyaya gelirlermiş fakat bizler bunu baskılayarak bezlerine yapmaya mecbur bırakıyormuşuz. Üstelik bize tuvaletlerinin geldiğine dair bir sürü sinyal vermelerine rağmen biz anlamamakta direniyor ve güzelim yavrularımızın popolarına hava aldırmayan, pişik yapan, sözde kuru tutan o alıştığımız, kolaycı kapitalist kafalarımızla, zahmetsiz gibi gördüğümüz bezleri takıyoruz. Hâlbuki bebekle aramızda tuvalet iletişimini doğru kurarsak fizyolojik olarak da bunu birlikte başarabilirmişiz. 

Nasıl mı?


Bebekler nasıl meme isterken ağlıyorsa, nasıl uykusu geldiğinde her bebek kendine göre bir işaret veriyorsa, tuvaleti geldiğinde de bunu belli ettiği bazı işaretleri varmış. Biz de diğer ihtiyaçlarına nasıl cevap veriyorsak, tuvaleti geldiğinde de onunla bu iletişimi kurup, tuvalete götürüp uygun pozisyonu aldırarak (squat*) ona yardımcı olabilirmişiz. 

Tuvaletimiz geldiğinde iki kasımız çalışıyormuş bizim, biri istemli biri istemsiz. Şöyle söyleyeyim biri tuvaletimizin geldiği ilk anda çalışan, idrarın idrar torbasından idrar yoluna akmasını sağlayan kas, diğeri ise istemli çalışan ve çişimizi yapmak istediğimizde istemli olarak gevşetebileceğimiz kasmış. Hani çişimiz ilk geldiğinde istemli kasımızı gevşetip gidip yapabiliyoruz ya, o, diğeri ise istemsiz, artık son raddede çalışan kas. Bebekler başlangıçta sadece “çişş”, “pss” gibi bir sesle ya da uygun pozisyona getirildiklerinde (squat) bu iki kası da istemli olarak gevşetebiliyorlarmış. Ancak geleneksel tuvalet eğitimiyle bu istemli kasların kontrolünü kaybediyorlarmış. Çünkü geleneksel tuvalet eğitimleri kasları gevşetmek yerine sıkmayı öngörüyor. Çiş yapma ihtiyaçları acil duruma gelmeden de bu kaslarını gevşetemiyorlarmış, bu yüzden koy veriyorlarmış. İşte bu nedenle tuvalet eğitimi değil, tuvalet iletişimi! Bu iletişimi bebeklerimizle ne kadar erken kurabilirsek, bebekler idrar torbaları tam dolmadan istemli kaslarını gevşetmeyi daha rahat öğrenebiliyorlarmış.

*Squat: Çömelme pozisyonu, büyük bebekler başarabilir ama erken başlayacaksanız bebeğinizi kollarınızın arasında, sırtı size dönük şekilde çömelme pozisyonunda tutuyorsunuz. (üst resimdeki gibi)

Peki, ne zaman başlamalı?
Bu yönteme 0-18 ay arası başlanıyor. 2 yaşından sonra bu yöntemin çok da etkili olmadığı konuşuluyor. Bana kalırsa hislerinize ve annelik içgüdülerinize güvenin, hazır hissettiğiniz zaman başlayın.

Zamanlama nasıl olmalı?
Aslında öncelikle gözlem gerekiyor. Bir iki gün bebeği bezsiz bırakıp tuvaleti geldiğinde verdiği tepkiler incelenmeli ve bu işaretlere göre hareket edilmeli. Tabii bu konuda bebeklerin bazı genel özellikleri de yok değil.
  •    Uyurken salgılanan antidiüretik hormon (ADH) sayesinde genelde bebekler uykuda kendilerini kirletmezler. Bu yüzden gece ve gündüz uykularından sonra tuvalete götürmek gerekiyor.
  •  Bebekler genelde araba koltuğu ve slingdeyken de çiş yapmıyorlarmış. Oradan çıkardığınızda çişe tutulabilir.
  •  Genelde sabah emdikten sonra kaka için, günlük emzirme seanslarından 10-15 dk sonra da çiş için şans verilebiliyor.


Bebeğin İşaretlerini Gözlemleyin:
Tuvaleti geldiğinde her bebek kendine göre bazı işaretler veriyormuş, bunları bebeğin biraz bezsiz zaman geçirmesine izin vererek kendiniz bulabilirisiniz.
Bu işaretler genelde; huysuzluk, ağlama, kıpırdanma, kıvranma, sakinken bir anda gerginleşme, gaz çıkartma, kaş kaldırma-çatma, emerken huysuzluk, memeyle boğuşmak, durup yüzünüze bakmak, homurdanma, kol-bacak sallama, araba koltuğuna, slinge ya da pusete oturmak istememe gibi işaretler verebilir.  Emekleme/yürüme sonrası anne babaya doğru gitme, tuvalete ya da oturağın yanına gitme, çömelme, kaçma, yataktan, kanepeden, halıdan uzaklaşma, ısrarlı seslenme, genital bölgeyi tutma, başlama sesi çıkarma, tuvalet pozisyonuna geçme gibi hareketlerle belli ediyorlarmış.

Öneri: Halılarınızın ve yatağının kirlenmemesi için su geçirmeyen ped ya da havlu kullanabilirsiniz. Bebeğe bez ya da havlu takılabilir.


Yöntemi uzun vadeli düşünün!
Bu yöntemin en güzel özelliklerinden biri yarı zamanlı ya da dilediğiniz zaman uygulayabilecek olmanız. Amacınızın bebeğinizle iletişim kurup tuvalet alışkanlığı kazanmasını sağlamak olduğunu unutmayın. Gün içinde kazalar yaşanabilir, motivasyonunuzu düşürmeyin, hırslı davranmayın ve uzun vadeli düşünün. Amaç tüm çişleri, kakaları yakalamak değil,  günü kurtarayım derdine düşmeyin, rahat olun.

Size bunu nasıl anlatmasını istediğinizi belirleyin!
Başlama, başlatma işareti olarak bir kurgu yapın. Bir işaret, bir ses… Ortak bir dil oluşturun. Ben Mira Şimal’e çişi öğrettim geçen gün, o çiş deyince orasını tutmayı kendi çıkarttı. Çünkü zaten biliyormuş, sadece dillendirmiyormuş kuzum. Çiş var mı diyorum, çiişşş diyor, ama şimdilik öylesine varsa da yoksa da alıştırma yapıyoruzJ

Uluslar arası işaret dilinde bu durumu anlatmak için elini nah yapıp, sağa sola sallıyorlarmış, şaka değilJ Türkiye’de bu konuda çaba sarf eden anne grupları yumruk yapıp, sağa sola sallamayı başlatmışlar, denenebilirJ
Bir tuvalet şarkısı oluşturulabilir, her seferinde bunu bebeğinizi gevşetmek için söyleyebilirsiniz.
Bunların hep edimsel koşullanma işte!

Lazımlık, oturak ya da adaptör istediğinizi kullanabilirsiniz!
Bu yöntemde keskin sınırlar yok, istediğiniz düzene göre şekillendirebilirsiniz. Ama hem başlangıç hem sonrası için de en rahatı çocuğu squat pozisyonunda ve normal klozete tutmak. Ben bir iki böyle deneyeceğim hoşlanmazsa bir de adaptör alıp denemek istiyorum. Ne de olsa oturabiliyorJ

Öneriler:
  •          Lazımlık kullanacaksanız ılık olmasına dikkat edin.
  •          Adaptör kullanacaksanız sizin klozetinizle aynı renk olmasına dikkat edin. Bırakın cicili bicili adaptörleri, çocuklar sizi taklit eder ve özenir, hiç risk almayın.
  •          Bezsiz kendini güvende hissetmiyorsa lazımlığa ya da klozete alışana kadar oturağın üzerine bezini koyun.
  •          Çişi bitene kadar su sesi gibi şşş, çişş, sss yapmaya devam edin ki bebek ilişki kurabilsin.
  •          Reddediyorsa asla zorlamayın, daha sonra tekrar deneyin.
  •          Hem rutin hem motivasyon için tuvalet için ayırdığınız özel bir kitap/ oyuncak işe yarayabilir.
  •          Başlangıçta lazımlığa/adaptöre siz oturup ona güvenli olduğunu gösterin.
  •          Gece sıvı alımını azaltmak, gece kazalarına engel olabilir.
  •          Gün içinde de kazalardan korunmak için kumaş bez kullanabilirsiniz.


Yalnız unutmayın, zorlama yok! Aferinler, alkışlar, abartılı kutlamalar yok! Yapamayınca/yapmayınca kızmalar, küsmeler, trip atmalar da yok! Hırs yok! Sinir yok! Bu yöntemin en büyük kilidi sabır. Üzülmek, kaygı duymak yok! 
Çünkü her şeyden önemli olan bebeğinizle doğru iletişim kurup ona yardımcı olmak, bunu aklınızdan çıkarmayın.

Eğer bu yazıyı okuduysan ve aklına yattıysa hiç erteleme hemen başla!
Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla. Bunları size yazıyorum ama kendime diyorum aslında, hadi bakalım deneyeceklere başarılar.
Deneyimlerimi daha sonra aktaracağım. Hepimize bol bol sabır, tertemiz mutlu günler diliyorum.

Sevgiler,

Derinlemesine araştırmak isteyenler için yararlandığım kaynaklar:

Bu konuda deneyimlerini paylaşan annelerin açtığı grup: http://www.facebook.com/groups/bezsizbebek/
Bezsiz Bebek kitabının yazarının kurduğu sivil organizasyon: http://www.diaperfreebaby.org/
Diğer:
Diğer bloglardan:


3 yorum:

  1. Sizi tebrik ediyorum. Ben de kızım 4 aylıkken uygulamaya başladım ve sonuç harika. Şuan 11.5 aylık ve 2 aydır geceleri hariç tamamen bezsiz. Arada tabi ki ufak kazalar oluyor özellikle atak dönemlerinde , diş çıkarma , emekleme gibi yeni gelişmelerde . Ama asla moralimizi bozmuyoruz ve iletişime devam ediyoruz. Size de bu güzel yolda başarılar dilerim. Bu arada facebook grubumuza da bekleriz. Bezsiz Bebek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum, elbette ufak kazalar olmadan olmaz zaten, çok sağolun. Evet linkini verdim zaten, grubun moderatörü de sizsiniz galiba?

      Sil
  2. Nazlihan hanım acaba basarabildiniz mi tuvalet iletişimini, durumlar nasıl gitti bir güncelleme yapar mısınız?

    YanıtlaSil

Sen de fikrini, tecrübeni paylaşırsan Naz anne çok mutlu olur;)