31 Aralık 2014 Çarşamba

Umutla Yeni Yıla!


Yılın son postu ile karşınızdayım.
Söyleyeceğim çok bir şey yok aslında, yeni yıl umutları ve dileklerimin dışında...

11 Aralık 2014 Perşembe

Mira Şimal'in Gelişimi ve Yeni Kararlar


Bu ara fena yaramazız. Koltuk tepelerinden, oyuncak raflarından, yatak üstlerinden topluyoruz bütün gün. Kudurma dedikçe "kudurukçuk çok zevkli" demez mi bir de?! Çocuk komik ama bildiğin, kızamıyoruz da:)
O baldan tatlı diliyle yılanı deliğinden çıkarmaz, kölesi yapar yemin ediyorum.
Bizi yorup, üzüp geliyor bir sarılıyor, bir şebeklikler yapıyor, "anooşş seni çık siviyorum" diyor hemen yelkenler suya...



28 Kasım 2014 Cuma

2.Yaş Günümüz ve Kızıma Not

Mira Şimal kuzusunun 2.yaş doğum gününü 3 kere falan kutladık herhalde:) 21.11'de yani gerçek doğum gününde kayınvalidem bir pasta hazırlamış, kendi elcağızlarıyla sağolsun, çocukluğumuzun pandispanyalı pastaları, hazır hiç birşey yok, süperdi. Biz işten gelince evimizde hep birlikte kutladık. Miroş hediyeden hediyeye koştu, ne olduğunu pek anlayamadı tabii.



21 Kasım 2014 Cuma

Mira Şimal masalımız 2 yaşında!

Bir varmış bir yokmuş
Develer tellal iken
Pireler berber iken
Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...

Kalabalık, çirkin ve gürültülü bir şehirde,
Ailelerinden ayrı, o şehrin güzelliklerinin büyüsüne aldanmış,
Çok çalışıp az kazanarak hayata tutunmaya çalışan, 
Ama yine de huzurla ve sevgiyle birbirlerine bağlı bir karı-koca yaşarmış

Kadın ve adam çok tezcanlı, heyecanlı ama bir o kadar da cesurlarmış
Bir gün düşünüp, ikinci gün bir iş kurmuşlar
Bir gün düşünüp, ikinci gün bir bebek istemişler
Peşpeşe işleri de girmiş, bebişleri de düşmüş yoluna

20 Kasım 2014 Perşembe

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü

Görsel

“En geniş kabul gören insan hakları belgesi” olma özelliğini taşıyan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocukların nerede, kim olduklarına bakmadan, cinsiyet, din, sosyal köken ayrımı yapılmadan bütün çocukların haklarını tanımlar.

1990 yılında onaylanan bu sözleşme kapsamında;

YAŞAMA HAKKI,
EKSİKSİZ GELİŞME HAKKI,
ZARARLI ETKİLERDEN, İSTİSMAR VE SÖMÜRÜDEN KORUNMA HAKKI
AİLE, KÜLTÜR VE SOSYAL YAŞAMA EKSİKSİZ KATILMA HAKKI

çocukların en temel haklardır.

11 Kasım 2014 Salı

Koşuyor muyuz?

Haydi anneler koşuyor muyuz bu hafta sonu?
Kıtalararası Maratoncu Anneler ve Bebekleri olarak tarihe geçelim istiyorum :)
36. İstanbul Maratonu'nda Koruncuk Vakfı çocukları için pusetlerini alıp benimle beraber gelenler kimler? Haydi elleri görelim!

İstanbul Maraton'u Halk Koşusu kayıtları devam ediyor, size en yakın kayıt noktalarını ve göğüs numarası, tshirt vs.lerin dağıtım merkezlerini buradan öğrenebilirsiniz.

5 Kasım 2014 Çarşamba

23.Ayında Mira Şimal / Dilli Düdük


Ah bu kız tam bir dilli düdük oldu. Bi konuşmalar, bi şarkılar, bi masallar, bi laflar her gün bizi şaşırtmaya devam ediyor. 
Dün akşam bi çikolata bulmuş nasıl bulduysa, dedesine götürdü aç diye, "yok" dedi dedesi, "ben açamıyorum". Bana geldi "annecim bunun pişmesi lazım, böyle yenmez, ben sana sonra yapacağım" dedim. (klasik yalanım) Koşup içeri gitti, giderken de söyleniyor kendi kendine:

"galiba babane açar" !



Şarkıları ezberlediği yetmiyor kendiliğinden şarkı uyduruyor, şarkıların sözsüz kısımlarına la la la, dın dı dın diye eşlik ediyor, öldürecek bizi heheh :)

22 Ekim 2014 Çarşamba

Yürüyelim Anneler


Dikkat bu bir protesto çağrısı değildir! Eylem çağrısıdır!
İyiliğe, yardımseverliğe, umuda, sevgiye yürümeye çağrıdır.




 Biliyorsunuz İstanbul Maratonu yaklaştı. (Hala alışamayan ben gibiler için eski adıyla Avrasya Maratonu) Maratonda profesyonel koşucuların yanı sıra birçok amatör koşucu ve gruplar da yer alıyor. Dünya'da kıtalararasında koşulan tek maraton olan bu organizasyonda var olup, sadece Boğaz Köprüsü'nü yürüyerek, koşarak geçebilme keyfini yaşamak için gelen yüzbinlerce kişi var.

3 Ekim 2014 Cuma

Miroş'tan Tatlı Bayramlar

Dibeklihan, Bodrum, 2014/ Eylül
Ah bayram şekerlerim, güzel annelerim, güzel dostlarım...
Bayram üstü iş yoğunluğu, bayramın ucuyla birleştirdiğimiz tatilimiz, yerinde hiç duramayan Miroş'la günlük telaşemiz derken sevgili bloguma, dert ortağıma, onun sayesinde tanıdığım güzel dostlarıma, hiç tanımadığım ama şu satırları okuduğunu bildiğim anneler ve anne adaylarına ne de az zaman kalıyor. 
Ama Allah biliyor ya kalbimde, aklımda hep paylaşmak, buraya bir iz, bir anı bırakma telaşı...

11 Eylül 2014 Perşembe

Mutlu Krallık'ta Mutlu Çocuklar


"Bir varmış bir yokmuş, bu krallıkta herkes çok mutluymuş. Çünkü buradaki çocukların bolca hayal gücü, rengarenk dünyaları, kalplerine sığmayan kocaman sevgileri ve en önemlisi korkusuzca hayal edebilme cesaretleri varmış.
Birlikte eğleniyor, gülüyor, paylaşıyor ve yeni şeyler öğreniyorlarmış. Yaratıcılığın, sevginin ve hayallerinin gücünü unutmadan büyüyorlarmış. ...... " diye devam ediyor ve en son "Mutlu Krallık'a hoş geldiniz. Burası pamuk bulutların, gökkuşağındaki altın tozunun, sihirli kuşların, uçan çocukların hala var olduğu bir yer. "  diyor Mutlu Krallık'ın tanıtım metninde. Nasıl da naif yazılmış, nasıl da masalsı... Sahiden de Mutlu Krallık'ı ilk tanıdığım Anne Bebek Fuarı'nda bile mekanın ruhunu hissetmiştim. Fuarda bile masalsı bir dekor ile o ruhu yansıtabilmeleri çok hoşuma gitmişti. Gerçek yerini çok merak etmiştim, aylar sonra krallıklarını Göztepe'den Sancaktepe 'ye taşındıkları maili geldi. Çok sevindim. Açılış davetlerinin 30 Ağustos'a gelmesi de harika oldu ve Miroş'la gittik.


3 Eylül 2014 Çarşamba

Herhaftalık Kitap & Sıralama Kartları Çekilişi Sonuçları


Çekilişimize katıldığınız için hepinize çok çok teşekkür ediyoruz. Miroş'un deyişiyle sürpriz kişileri açıklayalım o zaman; "SÜÜPİSS"


Kazananları video ile canlı canlı açıklıyorum, dileyenler bu linkten de bakabilir.

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Hediyeler Benden, Yorumlar Sizden

Bu ay yeni ofisin telaşesinden 1000 kere düşündüm, ha bugün ha yarın 1 ay oldu yazamayalı... Bu süreçte neler yaptık Mira Şimal'le...
Bursa ve Çanakkale'de güzel bir bayram tatili yaptık. Döndüğümüzden beri de ofisle ve taşınmadan dolayı aksayan işlerle uğraşıyoruz. Akşam eve gitmemiz 9ları buluyor hep, çocuğumun yüzünü 1 saat anca görüyorum. O bir saatte yaptığımız en güzel aktivite; sarılmak, koklaşmak oluyor. O yüzden yeniden tatilin hayalini kuruyorum desem yeridir. Şimdi tatil fotoğraflarına bakıp, iç çekip, bu güzel Pzt öğle arasında cinnet geçirmece...

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Mira Şimal'in Enleri

Bir önceki yazımda Mira Şimal'in gelişimini anlatacakken Terrible Two vakasıyla bir anda bilinmeze yolculuk yapıp, neredeyse tüm yazıda çocuğumu yerden yere vurunca yazının sonunda çok üzülüp, bir dahaki yazıma ENlerini listeyeceğimi söylemiştim.

Yapalım bakalım bir liste neler çıkacak.

8 Temmuz 2014 Salı

20.Ayında Mira Şimal ve Terrible Two


Haftalar, aylar birbirini kovalarken beni de işler öyle bir kovalıyor ki yazmaya mecalim kalmıyor. Bir yandan ne çok konu biriktiriyorum yazacak bir bilseniz, 18.19.ayları anlatamamışken bu ayın 21'inde Mira 20.ayını dolduruyor.


20.ayında Mira Şimal neler yapıyor? 
Yaramazlık!
Ay çok şımarık oldu bu çocuk, yemin ediyorum Terrible Two mudur nedir, girmez benim çocuğum öyle triplere diyordum, 2 yaş sendromu değil, bildiğin ergen sendromu mübarek. Aman yarabbim bir kaprisler, bir küsmeler... Küsmeyi nereden öğrendin çocuğum diyorum, ellerini bağlayıp, dudaklarını büküyor, bir de utanmadan "küşüm" diyor ya. Ay ölücem, güleyim mi ağlayayım mı? Çok fena.

3 Temmuz 2014 Perşembe

Aile Çocuk Şiddet


Mayıs sonunda Boğaziçi Üniversitesi'nde Türkiye'de 0-8 Yaş Arası Çocuğa Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması konferansına katılmıştım. Araştırma raporları ve broşürünün olduğu dosya, masamda duran dünya kadar işin altında sıkıştıkça kalbim de sıkışıyordu. Burada paylaşmak için fırsat kollamama rağmen bir türlü elimin erememesi vicdanımı hayli zorladı. Yine çok yoğun bir gün olmasına rağmen, başlamak bitirmenin yarısıdır diye açtım dosyaları...


"Şiddet" adı bile insanı ürkütmeye, germeye yetiyor, hele ki şiddetin gerçek anlamını bilen biriyseniz... "Çocuk ve şiddet" kelimelerinin ise yan yana gelmesi gerçekten korkunç bir şey! Bu araştırmada görevli Doç. Dr. Serra Müderrisoğlu diyor ki; "toplumun %74'ü düşük düzey şiddet uyguluyor." Of, nasıl bir toplum olduk? Nasıl çocuk yetiştiriyoruz...

18 Haziran 2014 Çarşamba

12-24 Ay Arası Bebekle Evde Oynanacak 10 Oyun


Hepimiz çocuklarımız verimli zaman geçirsin istiyoruz, keşfederek ve öğrenerek gelişsin, canları hiç sıkılmasın, hep çok eğlensinler istiyoruz. Evdeki oyuncaklardan sıkıldıkça, yenilerini alıyoruz. Bu yüzden evlerimiz bir süre sonra oyuncak istilasına uğruyor, sonra da koyacak yer kalmıyor diye şikayet ediyoruz. Üstüne bir de çocuğun oyuncaklara ilgisizliği eklenince ne yapacağımızı şaşırıyoruz.
 "Less is more" demiş atalarımız. Az iyidir! 


Evimizin haline bakıp delirdiğim bir gün, salonun dört bir yanını saran ve oturacak yer bulamayacağımız noktada oyuncakları kategorilendirip, büyük kısmını sakladım, geride bıraktıklarımı da odasına koydum. Yok Miroş'u da çekmeceye ben koymadım tabii :) 
Şimdilerde evdeki malzemelerle hem daha verimli hem daha maliyetsiz oyunlar türetmeye, bulmaya çalışıyorum. 
İşte sizlerle paylaşmak istediğim 12-24 ay arası çocuklar için, sizin de çok efor sarfetmeden hazırlayabileceğiniz ve onunla eğlenebileceğiniz 10 Oyun!

9 Haziran 2014 Pazartesi

Çocuk Felci Aşısı Yaptırmalı mı?


1998'den beri ülkemizde görülmeyen, tarihe karışan Çocuk Felci Suriye'den aldığımız yoğun göçle hortlamış durumda biliyorsunuz. Günlerdir basında çıkan korkutucu, flaş haberler, Sağlık Bakanlığı'nın yetersiz ve tatmin edemeyen açıklamaları, Tabibler Odası'nın yayınladığı basın açıklaması hepimizin kafalarını karıştırdı. Ben de düşünüp, araştırıyorum, soruşturuyorum.

4 Haziran 2014 Çarşamba

Emzirmeyi Kestikten Sonra...


Böyle başlayan bir cümleyi nasıl dolduralım istersiniz?
Emzirmeyi kestikten sonra çok rahatladım, bebeğimin iştahı açıldı, bebeğimle daha farklı bir iletişimimiz oluştu, memeden ibaret olmadığımı anladım... Bunlar sürecin güzel tarafları ama bir de işin fiziksel boyutu, fiziki etkilenme cephesi var. Emzirmeyi kestikten sonra iştahı azalan çocuklar var mıdır, varsa cidden çok üzücüdür, neler yapılabilir hiç bilmiyorum ama benim cevap aradığım sorular memelerin hikayesiydi.
Emzirmeyi kestikten sonra ağrı, süt birikmesi, göğüs şişkinliği, süt çekilmesi, ilaç, memede kitle... gibi tümceler arattım.
Google'da arayan mevlasını da bulur belasını da şekli, hepsi başıma geldi, her şeyi aradım, her şeyi denedim. İlaç dışında!

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Memeden Kesme Hikayemiz



Şu hayatta hiçbir şeyi kıskanmadım; yemek yiyen çocuğu kıskandığım kadar...

Öncelikle evin dağınıklığına bakmayın, Miroş'un çatalı nasıl yemeğe götürdüğüne odaklanın. Tabii çocuğu çok güzel yemek yiyen bir anne için bu bir anlam ifade etmiyor olabilir ama benim gibi her yemek saati (hatta öyle bir saat var mı bilmeyen) krizler yaşayan, sürekli ne yapıp ne yedireceğini düşünen, yedirebilme umuduyla bu uğurda dünya kadar yola başvuran, yanlış olduğunu bile bile çocuğun önünden arkasından gezip yedirmeye çalışan anneler bu fotoğraftaki anın nasıl kıymetli olduğunu bilirler. 

Memeden kesmeyi anlatacaktım değil mi? İşte bu noktada çoktan verilmiş bir karardı aslında emzirmeyi bırakma hikayesi.

20 Mayıs 2014 Salı

Sana Güvenebilir miyim Anne?


Çocuk yetiştirmek, onu anlamak, dinlemek, yönlendirmek, öğretmek...Bunlar muhteşem duygular...
Ebeveynler olarak bunları karşılıksız yapıyor olsak da onların bize özellikle ilk yıllarında sunduğu sınırsız sevgi ve güveni yaşamak çok büyük bir ayrıcalık. Ancak çocuk yetiştirirken sergilediğimiz tüm davranışlarda çok hassas ve bilinçli olmamız gerek. Onların da birer birey olduğunu aklımızdan hiç çıkarmamalı, ilişkimizi güven ve saygı temeline oturtmalıyız. Çünkü çocuklarımıza öğrettiğimiz, alıştırdığımız tüm davranışlar, gelecekte onların fiziksel, duygusal ve sosyal tüm yönlerini etkileyecek! Onlar bizim çocuklarımız, asla deneme tahtamız değil, bu sorumluluğun hep farkında olmalıyız.

Geçtiğimiz haftalarda Annelik Sanatı Dergisi ve Mavi Aile Danışma Merkezi'nin düzenlediği 2.Blogger Buluşması'na katıldım. Bu yıl ki konu '0-3 yaş arası çocuklarda güven gelişimi'ydi. Mavi Aile Danışma Merkezi'nin kurucusu Pedagog Belgin Temur'dan çok değerli bilgiler edinmemizin yanı sıra belki de katıldığım en faydalı etkinlikti diyebilirim. Bu tür etkinliklerde başlangıçta kendimizi tanıtmamız istenir ya, bu defa çocuklarımızı tanıtmamız istendi ancak onların gözünden.

16 Mayıs 2014 Cuma

Soma'ya Nasıl Yardım Edebiliriz?


Çok üzgünüm, çok! Gerçekten tarifi yok. Babasız yaşamayı bilirim, onun yaşattığı acıları bilirim ancak babamı kaybetmeyi düşünmek bile çok korkunç. Gölcük'te yaşadım ben hayatımın en büyük yıkımını... Bu yüzden depremi bilirim, enkazı bilirim, yakınlarını toprağa gömmeyi bilirim ama Soma'da babasını çalıştığı toprakların altından çıkarıp yeniden o toprağa gömmenin acısını bilemem, o evlere, yüreklere düşen ateşin şiddetini bilemem. Depremden sonra çekilen sefaleti, açlığı, imkansızlıkları bilirim, zorunlu göçü, hiç bilmediğim bir şehirde, bir okulda, bir çevrede depremzede olmayı bilirim ama Soma'da babasız kalan çocukların, evlatsız kalan annelerin, kocasız kalan kadınların şu anki çaresizliğini, bundan sonraki hayatlarının zorluğunu tahmin bile edemem. Demem o ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Fakat buradan taziye mesajları yayınlamakla, işçi fotoğrafları yayınlamakla, acınızı paylaşıyoruz demekle iş bitmiyor. Ne yapabiliriz onu düşünmek gerek. 

Yardım etmek gerek ama nasıl?

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Bebekli Eve Organik Temizleyiciler Şart!


Bahar temizliği vakti geldi, haydi yapalım da neler kullanalım? Aslında hepimizin sağlığı için ev temizliğinde de doğal ürünler tercih edilmeli ama bilhassa bebekli evlerde mümkün olduğunca kimyasaldan uzak durmalı diye düşünüyorum. Bebekli, çocuklu evde haldır haldır çamaşır suları, cifler, yoğun kimyasallar kullanımını doğru bulmuyorum ben. Özellikle yer, halı, koltuk temizliğinde kullanılan kimyasalların sürekli bu alanlarda oynayıp, temas halinde bulunan çocuklara nasıl zarar verebileceklerini tahmin etmek zor değil.

29 Nisan 2014 Salı

6.Hastalık Atlattık!

Bir önceki postumda bahsetmiştim, Miroş hasta diye. Evde aldığımız önlemlere rağmen ateşi düşmeyince acile götürmüş, neticesinde boğaz enfeksiyonu teşhisi ile antibiyotik tedavisine başlamıştık. 4 saatte bir 2 çeşit ateş düşürücü, arada fitil ve 12 saatte bir antibiyotik kullandık. Günde birkaç defa ılık duş ile ateşini kontrol altında tutmaya çalıştık. Ama hem gecelerimiz hem gündüzler epey zor geçti. Duşta çığlık çığlığa bağırıyor çocuk, 2 kişi zor tutuyoruz. Kurulamadan oturtuyoruz havlunun üzerine, su damlacıkları o vücut ısısıyla saniyeler içinde buharlaşıyor zaten. Gece yarıları soğuk kompres yapmak için ne şaklabanlıklar yapıyoruz, su dolu tasların içine bir ben girmedim, oyuncakları yıkıyoruz, şapşap yapıyoruz. Ateş yüksekken çocuğumun kafası yerden kalkmıyor tabii. Halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık had safhada. Neredeyse hiçbir şey yemediği için ben de işe gitmedim, en azından süt emiyor diye avuttuk kendimizi. Ama hiç böyle görmedik Mira Şimal'i. O enerjik çocuk gitti, elini bile kaldıracak hali olmayan bambaşka bir çocuk geldi. Bir boğaz enfeksiyonunun bu kadar uzun süre (4,5 gün) ateş yapması garibimize gitse de başka bir şey kondurmadık. Asıl olay ateşinin düştüğü gün ortaya çıktı. Altını alırken bir baktım ki bütün vücudu kıpkırmızı döküntülerle dolmuş bir anda. Önce üst vücudunda gördüm, sonra sırtında, ensesinde ve saç diplerinde...Hemen doktorumuzu aradım, anında teşhisi koydu: "6.hastalık olmuş"
"Endişelenmenize gerek yok, bu bir virüs, genelde üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar, 4-5 gün yüksek ateşe neden olur, ateş düşünce de vücutta kırmızı döküntüler yapar. Ama birkaç güne o döküntülerin rengi pembeleşerek 2-3 güne tamamen kaybolur" dedi.
"Getirmenize gerek yok, ilaçları bırakabilirsiniz, zaten hastalığı böylece atlatmış oldu" dedi.

24 Nisan 2014 Perşembe

Mira Şimal'in 16. ve 17.Ayları


Zaman uçuyor dostlar, ne çabuk geçmiş bu iki ay hiçbir şey anlamadım. Mira Şimal 21 Nisan'da 17 aylık oldu. Biliyorsunuz aylık gelişimini ay ay paylaşmaya çalışıyorum, en son 15.ayı yazmışım, bugün dedim 17'yi yazayım, aa bir baktım 16.ay yok:)

Bu arada şunu söylemek istiyorum ne zamandır, burada yazdıklarımdan yola çıkıp kendi çocuklarınızla lütfen kıyaslama yapmayın, ben iyisiyle kötüsüyle anlatıyorum gelişimini, bazı şeylerde benim çocuğum geriden geliyordur, bazı şeylerde önden. Her çocuğun gelişimi farklıdır biliyorsunuz. Siz de Mira Şimal yapıyormuş, bizimki niye yapamıyor demeyin lütfen.



16 Nisan 2014 Çarşamba

Adım Adım Seti'ne Başladık!



Çocuğunuzun aylık gelişimine göre hazırlanmış eğitici aktivite setlerini bilirsiniz. Hem ebeveyn ve çocuk ilişkisi, (kaliteli zaman mantığı) hem de gelişimini takip ediyor olmak açısından ben oldukça faydalı buluyorum. Üstelik bizim gibi bakıcı, anneanne/babaanne ile büyüyen çocuklar için daha da elzem diye düşünüyorum. Çocuğun gelişimini üstlenenler için onun 'yapabiliyor' olduğunu görmek kadar mutlu edici bir şey yoktur herhalde. Mesela biz evde 4 kişi (kayınvalidem, ben, kayınpederim ve eşim) Mira Şimal'in yapabildiklerini birbirimize anlatırken resmen yarışıyoruz.
- Aaa evet, öyle de yapıyor,
- ben böyle göstermiştim, o da aynen uyguluyor,
- ben öğretmiştim,
- ben söyledim o da yaptı
falan diye cümleler evde havada uçuşuyor. Hatta günlük konuşmalarımızın %60'ını bunlar oluşturuyor diyebilirim:)) Eee biz bir şeyler öğretiyoruz da hep oyunla, tesadüfle...

4 Nisan 2014 Cuma

Anne ve Çocuk Blogları Bir Arada



 Bal Yanağın Hikayesi'ni bilmeyeniniz var mı? Varsa çok şey kaçırıyorsunuz. 
 Benim çok severek takip ettiğim bu blogun sahibesi Merve çok güzel bir oluşum başlattı.
“Anne-Çocuk Blogları"nı bir araya topluyor ve birbirinden keyifli röportajlarla hepsini birbirine tanıtıyor. 
Hem blog yazarları hem okurlar bloggerları daha yakından tanımış oluyor hem de yeni bloglar keşfediliyor. Yukarıdaki logoya tıklayıp tüm röportajlara erişebiliyorsunuz. 

Ve bugün de benim röportajım yayınlanıyor :) Röportajımı okumak için, tık.

İşte Burada

2 Nisan 2014 Çarşamba

#otizmifarketyasamipaylas


 
Bu bir ortak yayındır Nisan Ayı "Otizm Farkındalık Ayı" için yaptığımız ortak yayına bu metni paylaşarak sen de destek olabilirsin.




#2NisanOtizmOrtakYayin


OTİZM DOSTLARI DERNEĞİ                                 -          2 Nisan 2014

YAŞAMA ORTAK PENCEREDEN BAKMAK

Bugün, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü.
2 Nisan, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratarak otizmden kaynaklanan sorunlara çözümler yaratmak amacıyla, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildi.

20 Mart 2014 Perşembe

Anti Antibiyotik Anne VS İnatçı Hastalık


Mira Şimal doğduğundan beri çok severek ve çok emen bir çocuk. Ondan mıdır bilmem Allah'a çok şükür hastalıkları çok kısa sürede, ayakta ve az ateşle, neredeyse şurup bile kullanmadan atlattık.

2 hafta önce Cuma günü yine ateşi çıktığında, diştir herhalde diye hiçbir şey yapmadan bekledik, ateş artınca ılık duş aldırdık, düştü gibi oldu, ertesi sabah yine tekrarladı, eklem yerlerine ıslak bez koyduk, sadece bezle kalana kadar soyduk yetmedi duş aldırdık derken 3.gün babası şurup önerdi hani şu adı çıkmış şurubu hadi verelim bari dedik, halen diş sanıyoruz. Ateş düştü. 4 gün rahattık, sonra bir sabah uyanıp yanımıza geldiğinde yine ateşi olduğunu fark ettim, o gün işe gitmedim. İyi ki gitmemişim, iştah sıfır. 2 lokma yedi yemedi bütün gün beni emdi. Biraz oyun oynadı sabahtan sonra uyudu, kalktı biraz daha oyun oynadı kafa düşüyor, ateş yükseliyor, yine soydum. Uyumak istiyor gibi hep sokuluyor bana, uyutayım bari dinlensin dedim 3 saat yatıştık beraber bir orda bi burda. Babası geldi, hadi götürelim dedik e bi duş aldıralım derken yine iyi oldu. Ertesi gün enerjisi çok iyiydi, ben de işe gittim, arada ateşi çıkmış ama az. O akşam gece uykusunda sayıkladığını fark ettim. Allah'tan uyumamıştık, koştum yanına; "anne-baba-dede-ııı- anne-baba...ıııı..." diye sayıklıyor. Yavrum ateşler içinde... Ne sayıklasın, zaten 3-5 kelime biliyor kuzum onları sıralıyor. Hemen aldım kucağıma, ateşini ölçtük, doktor arıyoruz gece olmuş 12. Acil doktorlarının birini wc'de yakaladık birinin hastası var, birinin hattı düşmüyor. Allahım nasıl bi ülkede yaşıyoruz. Muayene başına 250 TL alan hastanelerde gece telefonla konuşacak bir hekim var onu da zor buluyorsun. 


17 Mart 2014 Pazartesi

Çekiliş Sonucu: Kehribar Bebek Halhalı Kazanan Şanslı

Merhabalar,

Kehribar Mucizesi'ni anlattığım postta Sofi Maya'nın da sponsor olup Kehribar bileklik hediye edeceğini duyurmuştuk. İşte şimdi de kazanan kişiyi açıklıyorum. Yazımı okuyan, katılan herkese çok teşekkürler, daha sıkı takip için Herhaftalık'ı facebook'ta beğen, sevgiler. ;)



Ve kazanan şanslı kişi: 

10 Mart 2014 Pazartesi

Kehribar Mucizesi : Hediyeli Post :)


Duydunuz mu bilmiyorum ama Kehribar doğal bir mucize. Hem bebekler hem yetişkinler için o kadar çok yararı var ki saymakla bitmez.  Pek çok rahatsızlığa olumlu etki sağlayan bu doğal mucizeden kolye, halhal gibi süs eşyaları yapılıyor. Kozalaklı ağaçların doğal reçinelerini içeren organik bir madde olan Kehribar özellikle bebeklerin diş çıkarma rahatsızlıklarında çok etkili.




Aslında çocuklara Kehribar takmak Avrupa ve Uzak Doğu'da çok eski bir gelenekmiş, hatta Avrupalılar yeni doğanlara bizim gibi altın götürmek yerine kehribar hediye ediyorlarmış. Kehribar kolye boğaz, kulak ve mide yanmalarını; enfeksiyonları ve solunum rahatsızlıklarını azaltıcı etkisiyle de biliniyor. Ağız suyunu azalttığı için bebeklerin önü ıslanmıyor ve bu sayede göğüs hırıltıları azalıyor. Kehribarın sırrı boncukların içinde gizliymiş. İçeriğindeki Suksinik asit ya da Amber asiti Avrupa ülkelerinde doğal bir antibiyotik olarak kullanılıyormuş. Bebek diş boncuğunu taktığında vücut ısısı bir tür reçine olan amberin içindeki şifalı yağları açığa çıkarıyor ve bu yağlar cilt tarafından emilerek kan dolaşımına karışıyormuş.

İşte bu kehribar mucizesinden halhal ve kolyeler yapan Sofi Maya Herhaftalık okuyucularından bir şanslı kişiye Kehribar Bebek Halhalı hediye ediyor.

26 Şubat 2014 Çarşamba

15.Ayında Mira Şimal


Mira Şimal günden güne daha yerinde durmaz, daha yaramaz bir çocuk oluyor. Hani öyle mızmız, ağlaması zırlaması falan yok maaşallah ama o kadar enerjik, o kadar fırlama ki... 

Kafa da zehir, yaptığı şeylere hayretler içinde bakıyoruz. En son 2 gece önce ben koltukta oturuyorum o da yerde takılıyor (bana rahat verdiği nadir zamanlardan biri) dedim herhalde kaka falan yapacak da ondan sakin. 10 dakika içinde bir baktım, oyuncak sepetinden küpleri bulup kendi kendine kule yapmış, hem de öyle dengeli duruyor ki, eliyle işaret edip "anne anne" diye gösterdi bana, sonra babasını çağırdı diğer odadan, başarısını gösteriyor. Daha önce hiç böyle bir oyun oynamadık, nereden akıl etti, yaptı bilmiyoruz.


19 Şubat 2014 Çarşamba

Gazlı Bebek, Anlatılmaz Yaşanır!

Bebeğiniz gazlıysa, kime ne kadar anlatsanız da sizi en iyi, bebeği gazlı olan bir anne anlar. Paylaşılan çareler, anneanne/babaanne önerileri, doktor kontrolleri… Annelerin geçirdikleri o günlerin tarifi yoktur.
Tıpkı anne olduğunuzda, bebeğinizi kucağınızı aldığınız zamanki duygularınızı tarif edemediğiniz gibi…
Uykusuz geceler, insanın kendine ‘acaba sorun ben de mi’ diye sorduğu zamanlar elbette geride kalacak ve o tatlı varlık bir gün en tatlı gülüşüyle size bakacaktır. Peki ama ne zaman?

13 Şubat 2014 Perşembe

Emzirme Ne Zaman Bırakılmalı?


Mira Şimal haftaya 15.ayını dolduracak, halen emiyor. Emzirmeye devam etmek veya kesmek konusunda çok sorularım var ve sizlerin de tecrübesine, görüşlerinize ihtiyacım var. 




Geçen ay sonu genel bir kontrole gittik. Özel sağlık sigortamız bittiği ve yakınımızda bir doktorumuz olsun diye düşündüğümüz için her zaman gittiğimiz Acıbadem Ataşehir'deki dünyalar tatlısı doktorumuz Asuman Akça'ya gitmeyip, civarda görüp deneyelim dediğimiz FSM Hastanesi'ne gittik.
Çok ılımlı, dinleyen ve güler yüzlü bir kadın çıktı şansımıza. Daha 2 hafta önce Acıbadem'den gelmiş.

11 Şubat 2014 Salı

Sevgililer Günü Çekiliş Sonuçları



Herhaftalik.com 14 Şubat Sevgililer Günü çekilişi sonuçlandı. 
Katılan herkese çok çok teşekkür ederiz. 

Sadece Sevgililer Gününde değil, hayatımızın her noktasında sevgiyi odağımıza almayı, sevdiklerimize sevgimizi her fırsatta göstermeyi ihmal etmeyelim. Sevgililer Gününüz kutlu olsun!


Kazanan ilk 4 kişiye Gün Yayıncılık 'tan Aşk Kitabı ve Aşkın Kılavuzu kitaplarından birini hediye ediyoruz. Aşağıdaki kazananların listesini ve iş yerinde alelacele çekmeye çalıştığım video ile canlı canlı çekiliş anını da görebilirsiniz. Kazananları tebrik ediyorum ve merhaba@herhaftalik.com 'a adres, telefon bilgilerini içeren maillerini hızlıca bekliyorum. Hemen atın ki Sevgililer Gününe yetişsin:)

4 Şubat 2014 Salı

Sevgililer Günü Hediye Çekilişi


Ee anne - baba olduk diye bizim Sevgililer Günü kutlamaya hakkımız yok mu canım? Elbette var!

Bazı adamların (buna kocam da dahil) biz sevgili miyiz canım, karı-kocayız demesine fitil oluyorum. Tamam öyleyiz de sevgi-li değil miyiz? Birbirimize karşı sevgimiz varsa sevgiliyiz işte. Ve bu özel günü kutlamak bizim de en doğal hakkımız. Hele ki çocuktan sonra...

31 Ocak 2014 Cuma

Miroş'un Uyku Eğitimi

Günaydınlar,

Uykular alındı mı? Bizim alınmadı maalesef, bu Cuma sabahına (-ki bizim için çok önemli bir günken) yataktan kazınarak başladım ne yazık ki. Mira Şimal dün akşam toplamda 1 saat ancak uyumuştur herhalde. Sanırım hasta oluyor. Boğazını tuttu hep, sabah birkaç hapşırık yakaladım, bir de burnu tıkanmış hafif. Gece bir sağa dönüyor, bir sola dönüyor uyanıyor çocuğum. Ev de misafir dolu, 15 tatil nedeniyle gelen görümcem, çocuklar, kayınvalidemler... Özellikle kalın dedim havuza falan girsin çocuklar biz yokken diye, biz uyumadık, onlar da uyuyamadı.  Halbuki ne de alışmıştık uyku eğitimi rutinine, ne rahatlamıştık. Maalesef bu sistematik yöntemler en ufak bir düzen değişikliğinde patlıyor:/



Nasıl başladık uyku eğitimine merak edenler vardı, anlatayım.

27 Ocak 2014 Pazartesi

Bugünlerde Ben

Geçen Bugünlerde Mira Şimal postu yapmıştım, sanırım çok birikince insan hangi birini yazıp, anlatacağını şaşırıyor, kestirmeden bugün de dıtdıt diye başlıyorsun. Ben de bugünlerde bir hayli faalim. Kısaca toparlayıp neler yapıyorum anlatayım.


MSA'da Tefal ile Tavsiye Melekleri




20 Ocak 2014 Pazartesi

Tuvalet İletişimini Tİ'ye Almayın!



Karar verdim a dostlar, Mira Şimal'le tuvalet iletişimi kuracağım, tuvalet eğitimi demiyorum bakınız, tuvalet iletişimi! Hay Allahım yeni yeni adetler çıkardın yine demeyin çünkü yeni değil çook eski, çok doğal bir yöntem aslında bu. Tuvalet iletişimi deyince evet, çocukla çiş, kaka muhabbeti yapıyoruz aramızda bir işaret dili, bir anlaşma dili oluşturuyoruz, çocuğun zaten doğuştan temiz olma, kendini kirletmeme isteğine cevap veriyoruz. Siz de istemez misiniz, kaka-çiş temizlemekten kurtulmayı, çocuğunuzu o hava aldırmayan bezlerden kurtarmayı, hem de aile bütçenizde tasarruf etmeyi... O zaman okuyun, çok ciddi araştırdım, valla hiç ti'ye alınacak bir konu değil Tİ, yani Tuvalet İletişimi!

13 Ocak 2014 Pazartesi

Mığha'dan Mektup


Merhaba ben Mığha,

Siz konuşamadığımı sanıyorsunuz ama ben hiç susmuyorum aslında. Tüm gün neler anlatıyorum size, bazen anlıyorsunuz bazense hiç anlamıyorsunuz beni...
Gözünüzün en derinine bakıyorum ya bazen, işte o zaman sizi çok sevdiğimi söylüyorum. Mesela annem emzirirken, babam şirinlik yapıp beni güldürmeye çalışırken, babaannem peşimden koşarken...

6 Ocak 2014 Pazartesi

Bugünlerde Mira Şimal


Ah bebeğim bugün kapıdan çıkarken baya ciddi ağladı, aklı erdikçe sabah işe gittiğime daha bir içerleniyor. Asansör beklerken hala sesi geliyordu, içim koptu, içeri koşup sarılmak istedim, düğmeye basamadım bi süre, o derece yani, ama yok dedim sonra alışmamız lazım, otoparktan çıkınca aradım hemen, susmuştu Allah'tan. Mira Şimal'in en sevdiğim özelliklerinden biri de bu; çabuk avunuyor. Hani kitabın nerede senin aa bak burdaymış falan diyorsun, unutuveriyor safım. Bi önceki postumda bahsetmiştim ya, ben de nelere üzülüyorum, kızıyorum falan hemen unutuveriyorum. Anası kılıklıymışsa o da demek. Olsun, olsun böyle daha güzel. 

2 Ocak 2014 Perşembe

Bloggerız, Hep Güzel Fotoğraflardaki Gibi mi Hayatımız?


Yazıya başlamadan "Mira Şimal'le 2013'ü bitirirken" başlığı atıp, son zamanlarda yaptıklarımızı paylaşacaktım ki bir anda bir iç dökesim geldi sevgili okuyucu, valla birkaç paragraf canını sıkabilirim, dinlemek, dertleşmek istersen okumaya devam et, yoksa başka postlara, güzel fotoğraflara bak şekerim.

Bloggerız, hep güzel fotoğraflardaki gibi mi hayatımız?