30 Eylül 2013 Pazartesi

SGK Doğum Parası, Emzirme Yardımı

Herhaftalik'tan dev hizmet! :) Hala SGK'dan doğum ve süt paranızı almadıysanız şimdi size süreci basitçe anlatacağım. 


Eğer tesadüf eseri bir televizyon programında rastlamasaydım, devletin doğum yapmış anneye böyle bir ödenekte bulunduğundan haberim olmayacaktı. Çalışan anneler, ssklı ve bağkurlu farketmez (önce ben de sadece ssklılar alıyor sanıyordum ben bağkurluyum) doğum yaptıktan sonra devletten böyle bir ödeme almadıysanız bu yazıyı mutlaka okuyun! Ben epey araştırıp, uğraştıktan sonra bu ödeneği alabildim, bari canım okuyucularım zorlanmasın.:)

Bildiğiniz gibi doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta, toplamda 16 hafta olmak üzere iznimiz var. Bu süreçte çalıştığınız işyeri izin günleriniz için size ödeme yapmaz fakat bu dönemdeki ücretinizin 3/2'sini SGK size "doğum parası" ya da "analık geçici iş göremezliği" adı altında öder. Ancak çalıştığınız işyeri kendi insiyatifinde bu izinli olduğunuz sürede size ödeme yapmaya devam edebilir. Tabii iznin sonunda SGK'dan aldığınız doğum parasını sizden isteyecektir. Şunu da eklemek gerekir; çoğul gebeliklerde bu 16 haftalık izne 2 hafta daha ekleniyor, bu da 2 haftalık daha ücret anlamına geliyor.

Peki doğum parası için şartlar neler?

İzin başladığınızda sigortanızın devam ediyor olması,
Doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün sigorta priminizin yatmış olması,
İzin süresi içinde işyerinde çalışmamış olmanız,
Doğumunuzu gerçekleştirmiş olmanız gerekiyor.

Nasıl alırsınız? Süreç nasıl işler?

Doğum yaptığınız hastaneden aldığınız doğum raporunuz, kimliğiniz ve işyerinden aldığınız vizite kağıdınız ssklılar için yeterli. Benim gibi bağkurlular için ise ayrıca vergi levhası fotokopisi de istiyorlar. Tüm evraklarınızı tamamlayıp nüfus kağıdınızla birlikte bağlı bulunduğunuz SGK müdürlüğüne gidip başvuruda bulunuyorsunuz. Yaklaşık 2 hafta sonra ücretiniz Ziraat Bankası'na yatıyor. Ama siz yine de 1 ay bekleyip bakın çünkü bu işler biraz yavaş işliyor:)

Emzirme Yardımı

Bu işlemleri yaparken "emzirme yardımı" ya da "süt parası" adı altında size 1 defalığına mahsus bir ücret daha ödeniyor. Ekstra bir uğraş yapmanıza gerek yok, başvurunuzu yaparken bir dilekçe yazmanız yeterli. Benden istemediler ama bazı kaynaklarda evlilik cüzdanı da istedikleri yazıyor. Bu ücret de 2012'de doğum yapanlar için 89 TL'ydi, bu sene 94 TL olarak belirlenmiş.

SGK üzerinden "Analık İş Göremezlik Ödeneği Görme" için e-devlet şifrenizle beraber tık

Artık paranızı alırsanız bir kahve ısmarlarsınız;)

27 Eylül 2013 Cuma

Ebeveyn ve Çocuk Etkinlikleri

Yazın herkes bir yere dağılmıştı, şimdi okullar açıldı, iş başı yapıldı, seminerler, eğitimler, etkinlikler de peşpeşe başladı. Öncelikle 2 gün önce katıldığım bir organizasyondan çok kısa bahsetmek istiyorum. Sonra da karşılaştığım etkinlikleri paylaşayım diyorum.


Çarşamba günü Türkiye'de FMCG sektörünün (hızlı tüketim ürünleri) devlerinden bir marka için bir söyleşi yaptım. Marka, benim gibi annelerin yaşadığı sorunları, edindiği tecrübeleri, deneyimleri, yeni anneler ve hamilelerle mobil bir application aracılığı ve bir web sitesi üzerinden paylaşacak. Her ne kadar söyleşi soru-cevaplarla ilerlese de gerçekten tam bir sohbet havasında geçti. Biz 3 anne ve yine anne olan bir moderatörle sohbet ettik, birinin 3 çocuğu, birinin 1 kızı bir oğlu birinin de benim gibi 1 kızı vardı. Söyleşi sonunda şunu anladım ki hamilelik, loğusalık ve taze annelik döneminde hepimiz farklı şeyler yaşıyor olsak da en çok duygusal olarak birbirimize çok benziyoruz. Hele ki ilk çocukta yaşanılan sorunlar, başa çıkma yöntemlerimiz, gerginliklerimiz, acemiliklerimiz, endişelerimiz o kadar aynı ki...

Yakında (Kasım sonu gibi) mobil application'ı ücretsiz indirebilecek ve samimi anne deneyimlerini dinlerken birçok noktada kendinizi bulacaksınız.(Şimdilik marka ismi veremediğim için kusura bakmayın, uygulama yayınlanır yayınlanmaz sizinle paylaşacağım.)

İlk etkinlik,
Hala en büyük sorunum "UYKU" diyen annelere gelsin!
0-5 yaş grubunun uykusuz anneleri 5 Ekim Cumartesi günü Tansu Oskay'ın Uyku Eğitim Semineri'nde buluşuyor.
Kayıt ve bilgi: İstanbul Doğum Akademisi : bilgi@dogumakademisi.com  // 0212 240 59 35


Ve bebeklerimize verebileceğimiz, verdiğimiz en büyük armağan ANNE SÜTÜ... 5 Ekim'de Trump AVM'dE Anne sütünün önemi ve emzirme konusunda bilgilendirici bir toplantı var. Hem de Blogcu Anne Elif Doğan'ın katılımıyla artı emzirme eğitimi konusunda üzerine tanımadığım Esra Ertuğrul ile... E-bebek'in sponsorluğunda düzenlenen etkinlik ücretsiz. Zamanınız varsa çok güzel bilgiler edineceğinize eminim.


Yine aynı gün Anadolu Yakası'nda da Renkli Ada'nın etkinliği var.
Çocukları farklı gelişim gösteren anneler ve doğal gelişim gösteren çocuk annelerinin dertleşip, kaynaşması için toplanılan etkinlik ücretsiz.
Hem farklı şeyler paylaşmak, hem farklılıklara saygılı çocuklar yetiştirebilmek için öğrenmek isteyen herkese kapıları açık.
Etkinlik hakkında yazılanlar ve daha fazla bilgi için #annelerbulusuyor 


Suadiye'de Pedogojik Sohbetler
0-3 yaş grubu anneleri için Pedagog Destekli Yaşantı Grupları 2 ve 9  Ekim'de Suadiye, İzci Anaokulu'nda başlıyor. Ana başlığın "İlk 3 yılda Annelik" olduğu sohbetlerde 2 uzman pedagog eşliğinde memeden kesmeden, tuvalet eğitimine, uyku sorunundan, anaokuluna başlama konularına kadar pek çok konuya değinilecek.
Tarihler: 2 Ekim Çarşamba  + 9 Ekim Çarşamba
Saat: 15.30-17.30 arası (2 oturum toplam 4 saat)
Ücret: 140 TL + KDV  Yer: Özel İzci Anaokulu 
Rezervasyon 30 Eylül 2013 Pazartesi tarihine kadar 0216 445 61 71 veya 0533 423 26 55 numaralı telefonlardan yapılabilir.

Ankara'da biraz daha büyük çocuk anneleri için Alternatif Anne ve AnneCee'nin hazırladığı eğitimler var.
"Çocuğumla Nasıl Konuşursam Beni Dinler?" atölyeleri hakkında detaylı bilgi için: info@annecee.com


İzmirli anneleri unutmayalım, en keyifli atölyelerden biri olsa gerek Çocuk Yogası, Mira Şimal de büyüse de gitsek:)
Muzipo Kids çocuk yogası atölyesini denemek isteyenlere ücretsiz deneme dersleri fırsatı sunuyor. Cumartesi günü başka bir programınız yoksa hem çocuğunuz hem sizin için çok farklı bir deneyim olabilir.


23 Eylül 2013 Pazartesi

10.Ay Döngüsünde Mira Şimal



Güzel bebeğim Mira Şimal 10.ayını doldurdu. Yarın doktor kontrolüne gideceğiz. Umuyorum her şey yolundadır. Yemek konusunda biraz beni üzse de kilosunun arttığını düşünüyorum. Onun dışında fiziksel ve sosyal gelişimi açısından da bana kalırsa çok güzel gidiyor. 

İlk Adımlar Yakındır


Geçen ay sonu 28'inde doğum günümdü, kızım bana en güzel armağanı verdi, o gün bir baktık koltuğa tutunarak ayağa dikildi. Tatlı bebeğim o günden sonra her fırsat bulduğunda kaldırıyor poposunu yerden, hep ayakta durmak istiyor. Önceleri ayakta dururken sağa sola düşüyor, desteksiz kalktığı pozisyona pek dönemiyordu. Bir hafta sonra kalkıp oturmaya, ondan sonra da tutunarak sıralamaya başladı. Şimdiyse bütün evi tutunarak dolaşabiliyor. 1 hafta önce yerdeki herhangi bir şeye tutunarak kalkmaya başlamıştı, 2-3 gündür oturduğu yerden çömelme pozisyonuna sonra da direk ayağa kalkıyor:)
Tabi hal böyleyken bizim açımızdan işler epey zorlaştı, gözümüzü üstünden bir an olsun ayıramıyoruz. Allahtan babannesiyle dedesi var. Biri olmazsa biri muhakkak yanında. Ben de full time çalışmaya başladım sayılır, sadece 1-2 saat önce çıkıyorum eşimden. Ama onun yanında ona gözü gibi bakan birilerinin olması çok rahatlatıcı gerçekten.

İlk Arabam

Çok sevdiğim arkadaşım @evetnediyodukk 'tan Miroş'a doğum hediyesi gelen ilk arabamızı yeni kullanmaya başladık. Hem araba şeklinde gezebiliyor hem de yürüme arkadaşı olarak yürüyebiliyor. İki türlü kullanma özelliği ve güvenli oluşuyla herkese önerebileceğim Playskool İlk Arabam'la Miroş'un ilk imtihanı!

video


Şimdi düz, ters, yürüyerek her türlü gidiyor.

İlk Deniz

O kadar Bodrum'a Çeşme'ye gittik ama hep üşür korkusuyla Mira Şimal'i denize sokamadık, yazın son tatili Kıbrıs'ta denize girdi kuzum hem de tatilin son gününde. Ay bileydim bu kadar sevip eğleneceğini şimdiye kadar on kere sokardım. Babasının kucağında kendinden geçti suyla oynarken, Kıbrıs'ın, Akdeniz'in o feci göz yakan tuzuna rağmen gıkı çıkmadı. Şap şap suya vururken ağzı burnu yandı, gözlerinin etrafı kıpkırmızı oldu yine de zor çıkardık.

İlk Hayvan Sevgisi

Kıbrıs demişken benim iki dayım da orada yaşıyorlar. Birinin evinde köpek birinin de kedisi var. İki evde de kaldık ve Mira Şimal hayvancıklardan hiç korkmadı. Bella (köpek) ayaklarını yalamaya çalışırken, koklarken hiç sesini çıkarmadı. Hatta bir süre sonra hav hav sesini taklit etmeye başladı, köpeğe bakıp "kıııuuv" diye boğazdan çıkardığı bir ses var ki ölürsünüz, çok komik:) Köpekten ben köşe bucak kaçtım, o gel gel yaptı. Oh inşallah bana benzemez. (Ben de köpekleri çok severim ama acayip de korkarım) Kedi Çörek ile de burun buruna geldiler, üstelik kapkara bir kediş, çok sakin ve sanırım çocuklardan biraz çekiniyor, onunla da oynadı resmen, hiç yabancılık çekmedi. Şimdi sokaktaki hayvanlar da ilgisini çekiyor, kedi, köpek, kuş nerde bi hayvan görsek yanına gidip seviyoruz artık.


İlk Sözcükler

Benim çalışıyor olmam ve Miroş'un babanneyle kalması konuşma anlamında da çok faydalı oluyor. Annem konuşmayı, anlatmayı sever, evde babam olsa da olmasa da Miroşla ilgilenirken sürekli konuşması çok hoşuma gidiyor. Camdan baktırırken bile ablaları, abileri anlatıyor, gel babası, gel annesi yaptırıyor:)
"anneneneene" "abababa" "ableabla" "dedde" "babababa" gibi tekrarlamaları epeydir var ama şimdilerde çok net bir şekilde "anne", "baba", "gel" "al" diyor. Öyle güzel anne diyor ki o an ne yapıyorsam bırakıp sarılıyorum, of! Şimdi uyuyor ya uyanmasın da yazımı yazayım diyorum bi yandan, bi yandan da sarılsaydım bi daha uyumadan diyorum, erken uyudu bu gece de:(


İlk Self Feeding / Kendi Başına Yeme

Ben hala parmak yiyecekleri araştırıp durayım, Miroş'un parmakları mamalara çoktan girdi bile. Bir gün mama yedirirken farkettim kaşığı, kaseyi elimden almaya çalışıyor. Verdim önüne bir güzel tutup yedi, o gün bugündür neredeyse her gün yiyebileceği büyüklükte parçaları (patates, bezelye, havuç, elma, bisküvi, ekmek gibi besinleri) önüne koyuyorum, o kadar keyif alarak yiyor ki anlatamam.


Ve bu ay ki soruma gelelim sevgili okuyucum, ilk ayakkabı seçimlerinizi soracağım. İlk adım ayakkabıları ne zamandan itibaren kullanılmalı, ilk ayakkabısını seçerken nelere dikkat ettiniz? 

(Bu arada artık çok daha sık yazacağım, ay dönümlerini hatta haftayı bile beklemeden, kısa ve faydalı bilgiler, etkinlikler, ürünler paylaşacağım, izlemede kalın lütfen)
Çok teşekkürler...
Herkese mutlu yarınlar diliyorum.

4 Eylül 2013 Çarşamba

Mira Şimal'in 9.Ayı: Emeklemeceler!

Herkese selam,

Blogda hep ben anlatıyorum siz dinliyorsunuz, bazen yorumlarla katkıda bulunuyorsunuz o zaman çok seviniyorum, bazen sorup geçiyorsunuz, bazen ise sadece okuyup... Artık her ay döngüsünde ben de aklıma takılan bir kaç soru soracağım sizlere... Bu ay blogun içinde 2 sorum var, bilen, hakkında fikri olan herkesten yorum bekliyorum, öpüyorum hepinizi. Unutmayalım,


Bilgi paylaştıkça güzeldir...

İlk Diş Sorunsalı

Ağustos'un 21'nde 9.ayı doldu bebeğimin, ondan 1 hafta önce ilk dişi patladı, o hafta da 2.dişi... Tabii süreç 3 haftadan fazla sürdü...Aslına bakarsanız şu diş meselesi doğduğundan beri olmayan ama en büyük sorunsalımdı. Ne zaman diş sancıları başlayacak? ne zaman ateşlenecek? nasıl çıkacak? dertleri beni hep kemiriyordu. Elbette her bebek aynı değil; kimi bebek bu dönemi çok zor atlatırken kimilerinin diş çıkardığını anneleri bile fark edemiyor. Patır patır geliyor çocuğun dişleri. Fakat işte hep bilinçaltı. Hep anlatılan olumsuz hikayeler insanı etkiliyor.


Mira Şimal hiç emzik almadığı için doğduğundan beri arada elini emiyor, elini ağzına götürüp oyun oynuyor. Bunu görenler 3.ayından beri "aaa diş geliyor, diş geliyor" diye yedi beni. "Eyvah ateşlenecek, eyvah ishal olacak, eyvah huysuz olacak, uykusuz olacak..." Tabii hep onun stresiyle bu zamana kadar bekledim. Son zamanlarda da artık hadi gelsin şu lanet dönemi atlatalım diye bakıyordum. Neyse ki çok sıkıntı yaşamadan (uykusuzluk hariç) ilk iki dişimizi patlattık! Ne ateşimiz, ne aşırı bir ishal... Beklediğimin altında atlattık. Ama 3-4 hafta gece uyanmaları, uyanıp oynamalar, ağlayıp uyumamalar, gündüz mızmızmızmızızızızzmzımzız gece mızızmızmızmızzızzızzzızmzzızmzızm falan geçti gitti işte!

*Calgel: Şu herkesin dilinde olan diş etlerini rahatlatıcı jelden aldık, 20 dk'da bir tekrarlamak gerekiyormuş mızmızlık döneminde, valla faydasını gördük mü görmedik mi anlamadım, bazen susuyor, bazen ağlıyor:( Ama tadını sevdiğine eminim.


Bu dönemde de başım bir kalabalıktı ki iyi oldu yalnız değildim, kayınvalidemler İstanbul'a kesin göç yaptılar:) Onların yeni evi yani bizim eski evde pek eşya olmadığından bir süre birlikte kaldık, üzerine görümcem ve iki çocuğu geldi, onların üstüne benim annem, sonra kardeşimler derken harala gürele bu günlere geldik. İyi oldu Miroş da ben de hiç sıkılmadık, kuzenlerini çok sevdi, 2 ağabey, ikisi de Mira Şimal'i ben daha çok seviyorum yarışına girdiler. Ee halası zaten ölüyor ona, kaç gece onun sesine uyanıp benimle birlikte oturdu, dua okudu, sabahları sen yat kızım ben bakarım dedi, beni dinlendirdi, Allah razı olsun.

Emeklemeceler

Bir ay önce sanırım bu çocuk hiç emeklemeyecek, tıpkı benim gibi popo üstü gidip yaşına doğru bi anda ayağa kalkacak derken bir baktık yamuk yumuk da olsa, bazen bir bacağı içte de kalsa emekliyor. Şuan (10.ay 2.hafta) emekleme hızına yetişmek mümkün değil, onu salonda bırakıp mutfaktan bir şey almaya gidiyorum bi dönüyorum arkamda bitivermiş cüce. Pıtı pıtı istediği yere gidip, istediği şeyi elde ediyor. Tam doğum günümde tek başına otururken koltuğa tutunup ayağa kalktı, yani artık tüm gözler üstünde, hop oturup hop kalkıyor minik tavşanım.

İlk zararı da vermiş bulunuyoruz bu arada; koridorda yerde duran canım kırmızı biblomu kırdı bayaa da büyük bir şeydi iyi ki bir yerine gelmedi, kırık parçalar. Artık yerlerde birşey bırakmamak gerek.

Peki ev düzeni hakkında ne düşünüyorsunuz? Çocuğa göre evi yeniden şekillendirmek mi yoksa her şeye alıştırıp zarar verici nesnelerden uzak durması için eğitmek mi?



9.Ay Doktor Kontrolü

Daha doktorumuzun kapısından girer girmez gülücükler saçan Mira Şimal'i çok sosyal bir bebek olarak yorumladı doktorumuz, canlı, hareketli ve güleryüzlü olduğu için sanırım. Hala anne sütüne devam etmemize sevindi, bu arada ufaktan işe başladım ve düzenimizin biraz değiştiğini söyledim. Allahtan kendi işim olduğu için şimdilik istediğim zaman çıkıyorum, istediğim zaman evden çalışıyorum, bu yüzden emzirmeye devam! Zaman zaman da sağıp bırakıyorum eve ama şimdilik hiç ihtiyaç olmadı, çıkmadan emziriyorum, sonra kahvaltı, meyve, yoğurt, çorba diye sıralama yaptık böyle gidiyor.

Fiziksel Gelişim:

Kilo: 9.050 olmuş, geçen aydan beri 550 gr. almış
Boy: 72,5 hatta 73 nerdeyse 3 cm uzamış, o yüzden zayıfladı mı diye soranlar oluyor.
Baş çevresi : 43 cm
Percentile göre 75'te eğer bu şekilde devam ederse 18 yaşına geldiğinde boyu 1.70'in üzerinde olur dedi doktor:) Ay 18 yaş düşünemiyorum:)

Aşı:

9.Ayda resmi aşı takvimine göre bir aşı yok ama geçen aylarda Suriye'den gelen mülteci çocuklarda saptanan Kızamıkçık için bir kampanya başlatılmış ve 9.aydaki bebeklere yapılmış ama şuan tehdit ortadan kalkmış olacak ki bu aşı artık yapılmıyor. Özel aşılardan ise Meningokok Aşısı ( Menactra) varmış. Aslında bu yurtdışında yıllardır yapılıyormuş ama Türkiye'ye yeni gelmiş. Pek çok doktor öneriyor, bizim doktorumuz da önerdi. Bir tür Menenjit Aşısı olan Meningokok, Menenjit'e neden olan 3 mikroptan birini önlüyor. Ve aslında en nadir görülenini fakat bu mikrop diğerleri içinde en korkuncu ve tehlikelisiymiş. Özellikle Haç Mevsiminde ülkemize taşınabilen ve 24 saat içinde %50 olasılıkla ölüme yolaçabilen ağır bir hastalık olan Meningokoksemi için aşı yaptırmakta fayda var. Bu aşı özel olduğu için şuanda fiyatı 155 TL, bizim doktorumuz özel sigortaların şuan kapsamadığını ama her an kapsama alabileceklerini ve biraz daha bekleyebileceğimizi söylediği için şimdilik yaptırmadık. Eğer kapsama alınmazsa bir dahaki kontrolde yapabiliriz, 2 doz olarak uygulanıyor, bir 9.aydan sonra bir de 13.aydan sonra...

Beslenme:

Genel kontrolün dışında yiyeceklerden konuştuk. Bu dönem bebeklerin ileriki zamanlarındaki beslenme düzeni için kilit dönem. 6-9 ay besinlere alışma evresiyken 9-12 ay arası yeni besinleri tanıma, yutma, çiğneme ve tamamen katıya geçiş dönemi. Yavaş yavaş yiyeceklerin kıvamını katılaştırmaya başlıyoruz, daha pütürlü, kıvamlı, minik lokmalarla tanışma zamanı... Artık özellikle kırmızı et ve balık vazgeçilmezimiz olmalı, sebzelerle eş zamanlı kıyma ve et, haftada 2 gün de balık yemeli. Ama nasıl? Mira Şimal'e sebze yedirmek çok zor her türlü sebzeyi bir iki kaşıktan sonra reddediyor. Biz de çözümü ekmekte bulduk. Allah aşkına nedir bu bebelerin ekmek sevdası? O kadar uğraşıp, güzel karışımlar, çorbalar, püreler yapıyorum yemiyor, ver kuru ekmeği nefes almadan ağzındakini yutmadan yesin:) Artık çorbaları yaptıktan sonra ekmeği bandırıp veriyoruz, içine kattığım zaman da istemiyor velet, illa ekmek yiyecek:/

Parmak yiyecekleri araştırıyorum şimdi, bu konuda nasıl tecrübeleriniz var, neler verilir, neler verilmez, bizimle paylaşır mısınız?

Uyku:

Düzen "sıfır" Uykuda bu ay sınıfta kaldık.


Duygusal Değişim:

Bu dönemde en sevindiğim şey sarılmayı öğrendi, öyle güzel sarılıyor ki, ağlarken bana gelince susuyor bazen çok hoşuma gidiyor. Üzerime tırmanıp boynuma kafasını bir gömüşü var ki içim lime lime oluyor, gözümden yaş geliyor sevinçten.


Annelerin hepsine bebişleriyle sağlıklı, mutlu günler, hamilelere kolaylıklar, anne olmayı düşünenlere cesaret,
hepinize kocaman sevgiler...