15 Ağustos 2013 Perşembe

Naz'ın Ev Yapımı Bebe Bisküvisi

Hazır bebe bisküvilerindeki kanserojen madde bulunması iddiaları söylentilerini, ihtimalini geçin içeriğindeki beyaz unu, süt tozunu, şekeri, buğday nişastasını ne yapacağız? Haa bir de bitkisel yağlar var ki onlar en kötü düşmanlarımız, ısıl işlem görmüş tamamen kimyasal yollardan üretilmiş bu yağların zararlarını tartışmaya bile gerek yok. Bir de bunlara gıda boyası, bilmemne aroması falan eklenince neidüğü belirsiz bir hal almıyor mu? Bu yüzden tek bir markayı bile tenzih etmiyorum. Valla ev yapımı gibisi yok üstelik zaman falan da problem değil, 10 dk yapması, 15 dk pişmesi, her gün taze yapmaya da gerek yok, cam kavanozda 15 güne kadar gidiyor hatta daha uzun bile gider de benim şimdilik zamanım var diye yenisini yapıyorum.

Gelelim bizim ev yapımı bisküvimize, ben bu yaptığım bisküvileri fırından çıkarıp soğuttuktan sonra rondoda toz haline getiriyorum. Sonra da cam kavanozlara koyup, istediğim zaman çıkarıp Mira Şimal'in mamalarına karıştırıyorum. Nelere katabilirsiniz?

Kahvaltısına, gece muhallebilerine, yoğurduna, meyvelerinin içine yani bir tek çorbalarına koymayın, o da pek hoş olmaz sanki:))


Tarifimiz şöyle;

1 çay bardağı organik yulaf unu
1 çay bardağı organik tam buğday unu
1 çay bardağı organik pirinç unu
1/2 çay bardağı organik irmik  (İrmiksiz de yapabilirsiniz)
3 yemek kaşığı tereyağ (mümkünse tuzsuz)
1 yemek kaşığı ev yapımı yoğurt ve yoğurt suyu
1,5 çay bardağından biraz az keçiboynuzu ya da dut pekmezi (Yenigün'ün pekmix'ini aldım karışık pekmez harika)
1 çay kaşığı tarçın

Hamur katı olduysa ve/veya içine farklı lezzetler arıyorsanız, 
2 kuru kayısı, 1 inciri cezvede temiz suyla 8-10 dk pişirip suyunu yaptığınız hamura ilave edebilirsiniz. Kıvamı bulmak için yeniden unlarınızdan ekleyebilirsiniz.
Ya da şeftali, kayısı, elma gibi yakışacak mevsim meyvelerini cam rendeden geçirerek püre ve sularını ilave edebilirsiniz.

Nasıl yapıyoruz?
Tabii ki hepsini karıştırıp bir güzel yoğuruyoruz normal kurabiye yapar gibi kulak memesi kıvamında:)
180 C'de 15-20 dk pişirip hemen fırından çıkartıyoruz. Soğuyunca ister rondodan geçirin ister böyle saklayın.
İşte oldu!

Valla ben bile yiyorum çok lezzetli hem de light:)
Afiyetler olsun, sevgiler

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Mira Şimal'in 8.Ayı: Yeni Ev, Yeni Düzen

Mira Şimal 8,5 aylık oldu ve hayatımızda çok radikal kararlar aldık. Umarım hepimiz için hayırlı ve güzel olur.

Yeni Ev

Bu ay yeni bir eve taşındık, bir anda karar verip uygulamaya soktuğumuz için haber bile veremedim, internetimiz de mübarek 4 haftada nakil olduğundan blogumla arayı epey açtım. Ama inanın her gün vicdan yaptım, hatta telefona blogger uygulamasını indirdim ama ondan da minik minik yazmak o kadar zor geldi ki, hani kısa yazıyı seven bloggerlar için ideal de benim gibi her postta destan yazanlara pek uygun değil bu app.

Neyse efendim niye taşındık?
Tabii ki Mira Şimal için! Daha önce de güvenlikli ve çocuk parklı bir sitede oturuyorduk ama sadece o kadardı, sitenin etrafı çok mahalleydi ve arabasız başka yapacak hiçbir şey yoktu. Üstelik sitenin profili ve yaş ortalaması bize pek uygun değildi, hani iki tinton için biçilmiş kaftan da biz çok sıkılıyorduk. Mira Şimal doğduğundan beri babamız bizi bir yere götürürse çıkabiliyorduk yoksa sırf hava almak için markete kadar gidip 2 parça şey alıp dönüyorduk. O da toplasan 5'i geçmemiştir.



 Şimdiki sitede her şey var, sadece ortadaki yapay göl ve etrafındaki yürüyüş yolu bile yeter, bebek arabasıyla çık, şöyle bir tur at, çocuk mis gibi uyusun hahaha, tabii en güzel yönü bu, ne yalan söyleyeyim. Tırtıklı köprü, doğal taşlı bahçe yolu süper! Şaka bir yana buraya geldik nefes aldık resmen, hemen komşu ve oyun arkadaşı bile edindik. Bizim için de spor, havuz bilmemne çok şükür inşallah benim de bahanem kalmayacak artık spor salonu çok uzak, araba lazım falan diye çık yürüyerek git işte, erit o kiloları! Bu arada 60'lara düştüm! Yani 60 derken 60'ın dibi 69 ama olsun, tartıda bi 60'ları görsem diye ağlanıyordum, doğuma 86'yla girdiğimi de hatırlarsam çok güzel verdim oh ama göbeğim vücudumun tam orta yerinde bir hatıra tepesi gibi kaldı! :(

Yeni Düzen


Çalışmaya başlıyorum! Bir yandan çok heyecanlı ve mutluyum bir yandan da Miroştan nasıl ayrı kalacağım diye endişeli ve üzgün... Allahtan kendi işimi yapacağım için çalışma saatlerini de kendim ayarlayacağım. Bu anlamda çok sıkıntı çekmem ama halen emziriyorum, bunu nasıl çözeceğiz bilmiyorum. Çünkü Mira Şimal doğduğundan beri hiç emziğe, biberona alışmadı. Benden ayrı en fazla 5 saat geçirdi o da uyurken. Evet ek gıda veriyorum tabi ama benim çocuğum biraz fazla sütçü! Kahvaltıdan 1 saat sonra meyveden yarım saat sonra yok öğle uykusuna geçerken falan hep beni istiyor, bakalım ne yapacağız. Başlangıçta yarım gün çalışmayı düşünüyorum yani 9-14 gibi, sonra baktım duruyor full-time'a döneriz.

Peki kim bakacak? dediğinizi duyar gibiyim:) Aslına bakarsanız mecbur kalmadıkça bakıcıya vermeyi düşünmemiş ve hatta bu yüzden kreşe gidecek yaşa gelene kadar çalışmaktan bile vazgeçmiştim. Ama çalışmak, kendi projelerimi hayata geçirmek, yazmak ve böylelikle kendimi daha mutlu hissetmek istiyorum. Bu durumda geriye şöyle bir alternatif kalıyor. Mom factor! Kendi annemin bakması şimdilik mümkün değil ama kayınvalidem bakar. Ama nasıl? Taa Çanakkale'de oturuyorlar. Nasıl gelirler düzenlerini, evlerini, eşlerini, dostlarını bırakıp! Valla geliyorlar. Aslında çok zor olmadı ikna etmek, çok güzel planlarımız olduğundan bahsedip İstanbul'a davet ettik, oturduk anlattık, kendi evimizi onlara bırakmayı teklif ettik, onlara ev tutacağımıza biz kiraya çıktık, böylesi hepimiz için çok daha güzel oldu. Babamız da bizimle çalışacak zaten emekli matematik öğretmeni, bizim hesap kitap işlerimize bakacak. Annemiz de Miroşla takılacak, ister kendi evinde ister bizim evde. Valla herkes yapmaz, bütün düzenlerini bozup bayram sonu geliyorlar inşallah, eh torun aşkı:) Allah razı olsun. Hep söylerim kayınvalidemi çok severim, çok iyi kalplidir, kendi annemden ayırt etmem, üstelik çocuk bakımında da epey iyidir, en iyi huyu ise sabrı! Benden 10 kat sabırlı ve bu yüzden inşallah Mira Şimalle tahammülsüzlük sorunu yaşamayacaklar. Bu galiba en önemli faktörlerden biri. Daha çok küçük hani pek bir yaramazlığı yok da biraz büyüyünce de sorun olmaz umarım.



8.Ay Doktor Kontrolü

8.ayını doldurduğu hafta doktor kontrolüne gittik, kendi doktorumuz tatilde olduğundan Acıbadem Ataşehir'de Asuman Akça Hanım'a gittik ve iyi ki de gittik, çok şeker bir kadın herkese tavsiye ederim. Olgun, bilgili ve çok sevecen. Daha doktora girerken falso yaptık, Miroş kaka yapmıştı, normalde dışarda bebek bakım odasına gönderebilirdi, ama burada alabilirsiniz dedi hatta alırken yardım etti, bacaklarını falan tuttu, bezi odasına attırdı. İnanamadık. Sonra beslenmesinden, gelişimine her şeyi konuştuk, özellikle ek gıda konusunda kalbimi fethetti, bize verilen ek gıda programına göre anne sütü bir sabah bir gece idi ama bizim buna uymadığımızı ve Mira Şimal ne zaman isterse emzirdiğimi ve bu yüzden bazı ek besinleri atladığımı söyledim, çok iyi yapıyorsunuz diye beni destekledi ve anne sütüne teşvik etti. Yoğurdumu, bebe bisküvimi kendimin yaptığını söyledim, bravo dedi, demir ilacını paraben içeriğinden dolayı kullanmadığımı yerine her gün dut pekmezi verdiğimi söyledim en iyisini yapıyorsunuz dedi, bakım ürünleri konusunda hassas olduğumu, yürütece karşı olduğumu söyleyince sizi klonlasak ya dedi, yani birbirimizi çok sevdik. Bundan sonraki takipleri onunla yapmak istiyorum.

Bu arada kilosu: 8,500'dü kontrolde, boyu da 70 cm. (Tam 8 aylıkken)


Demir olayını açayım: 

Demir ilacı vermek yerine kan aldırmıştık geçen ay, demir depolarına bakıp yeterliyse hiç kullanmayacaktım ama 2 tüp almaları gerekiyormuş, 1 tüp alıp Mira Şimal çok ağlayınca bırakmıştık, hiç gerek olmadığını, yersiz endişe yaptığımı söyledi. Bir bebek anne sütü alıyorsa, yeterli miktarda kırmızı et ve yumurta tüketiyorsa ve anne de hamilelikte başladığı demir ilaçlarına devam ediyorsa hiç gerek olmadığını söyledi. İçim çok rahatladı. Bu yüzden şimdi kendim Maltofer tablete hergün 1 adet olarak devam ediyorum, Miroşa her gün 1 kaşık pekmez ve bol bol anne sütü veriyorum. Arada kuzu-dana karışık kıyma ve 2 günde 1 yarım yumurta sarısı veriyorum.


Beslenme düzenimizde yenilikler:

Bu ara biraz iştahsız. Önceleri yoğurdu severek yiyordu şimdi biraz zor yiyor. Kırmızı et vermeye başladım dediğim gibi. Sebze olayına küsmüş vaziyette, yemeklerin suyundan yiyor ama ona özel hazırladığım sebze çorbaları ve püreler genelde malesef çöpe gidiyor:( Bu duruma çok üzülüyorum. Kahvaltıyı, meyveyi ve gece muhallebilerini güzel yiyor ama canı istemezse direk burun kıvırıyor, eliyle tabağı, kaşığı ittiriyor:( Suyu da neyde vereceğimi şaşırdım. O damlatmazlı suluklardan çok az geldiği için çekemiyor, çünkü biberona emziğe alışkın değil çocuk. Bardakta veriyorum, bi anda çok çekiyor boğazına kaçıyor. Kaşıkla çok az ve zor oluyor. Zaten kaşık görünce mama sanıyor ne bileyim önerisi olan var mı ne yapayım?

Uyku düzenimizde yeni saatler:

Bu eve geçtiğimizden beri 7 fix oldu, evvelden 5,5-6 da kalkıp emip uyuyordu ama şimdi öyle birşey yok, direk 7'de uyanıyor. 10:30 gibi tekrar uyuyor, 12'de kalkıp akşam üstüne kadar ayakta, sonra yarım saat bi uyku bitti, taaa gece 22:00-22:30. Neyse buna da şükür en azından 12'lerde 1'lerde yatmıyor artık. Çocuk dediğin en geç 8'de gece uykusuna dalar ama bizde nerdee, ancak 10'a çekebildik.


Mira Şimal 8.ayında neler öğrendi?




  • Artık çok güzel oturuyor, yatıyor, yuvarlanıp kalkıyor. Salonun bir ucunda bırakıp diğer ucunda buluyorum ama oraya nasıl gidiyor belli değil, çünkü hala emeklemiyor. Kıçım kıçım gidiyor, otururken zıplayarak gidiyor, emekleme pozisyonuna geliyor ama ayağı arka dışarı değil, ön içeride duruyor öyle zıpırdıyor. Bayağı dolaşıyor o vaziyette:)
  • Taytay durabiliyor, koltuğa tutunup baya bi duruyor ama ilerlemiyor şimdilik. Ama ben diyeyim bu çocuk emeklemeden yürüyecek aynı anası:)
  • Yabancıları ayırt ediyor, sevdiklerine gülümsüyor, konuşuyor kendince, canı istemezse başkasının kucağında durmuyor. Hep gördüğü insanlara alışması çok kısa sürüyor, hemen hareketleniyor.
  • Oyuncaklarını tokuşturmaktan, popo üstü zıplamaktan, tay tay durmaktan, havaya atılmaktan, leylek leylek oynamaktan ve gıdıklanmaktan çok hoşlanıyor.
  • Alkış yapıyor ya çok tatlı, alkış diyorsun hemen şak şak:) 
Bu arada merak edenlere ilk dişimiz hala çıkmadı! Napalım geçen çıkanın dişi geç dökülürmüş ama 2.ayından beri her elini ağzına götürüşünde diş geliyor, eyvah, çok ateşlenecek, ishal olacak, huysuz olacak diyenler yüzünden çektiğim stresi ben bilirim. Boşuboşuna aylardır stresindeyim. 


Yeni Oto Koltuğu : Recaro Young Sport




Artık 9 kiloya geldik sayılır. Eskiden içinde kaybolduğu ana kucağından bacakları fırlamaya başlayınca değiştirmenin zamanı geldi dedik. Bayramda yollara çıkmadan önce hafta sonu gidip ebebek'ten Recaro Young Sport aldık. 9-36 kg arası taşıyan bu oto koltuğunun en önemli özelliği çarpışma testlerinde çok başarılı olduğu, Alman malı, zaten Almanların güvenlik konusunda çok titiz olduğunu biliyoruz. Aslında Britax Römer almaya gitmiştim ama Recaro'yu daha çok övdüler, gerçi aynı firmanınmış çok şaşırdım daha önce çok duymamıştım.  Aracımızda isofix bağlantısı olmadığından bunun kemerle takılıyor olması ve isofixten daha sağlam olması bizi cezbetti, orada deneme de yaptılar, isofixle kemer arasındaki farkı görünce kesinlikle bu dedim. Koltuğun genişliği, kumaşının ve arkasındaki hava yastığı köpüğünün kalitesi, bel ve boyun desteği de diğerlerine göre bize daha iyi geldi. 

Ama tabi bakalım uzun yolda nasıl? Deneyelim biraz sonra yine yazarım bu konuda.

Yeni Ürün: Bella B- buzzy bee 



Sineklerden illalah ettik, sözde kanı 0 rh(+), sıfırları ısırmaz hikayeymiş, aslında çok sinek de yok, 1 tane falan oluyor o da gidip kuzumu buluyor. Daha önce organik içeriklerinden dolayı epey benzeyen Burt's Bees markasının ürünlerini kullanmıştım, hamilelikte bile ama Bella B'yi yeni edindim. Doktorumuz önerdi. Kesinlikle yapay koruyucular, kimyasallar ve özellikle paraben içermeyen, organik sinek ve böcek kovucu spreyin kokusu da çok güzel. 

Yine çok uzattım efendim, yarın bayram, herkese bebekleriyle, sevdikleriyle, büyükleriyle sağlıklı ve bol kahkahalı, neşeli bayramlar diliyorum. 

Şeker tadında, sevgiyle, mutlu bayramlarımız olsun.