28 Kasım 2012 Çarşamba

39. ve 40.Haftalar: Doğum Öncesi Moral

Kızımız "Mira Şimal" 21.11.12 gibi güzel bir tarihte, İstanbul'da gözlerini dünyamıza açtı. Şimdi o sütünü emip uyurken ben de fırsattan istifade 2 haftadır yazmaya çalıştığım önceki haftaları tamamlamaya çalışacağım. Doğum hikayemizi ve kızımla geçirdiğimiz ilk haftamızı bekleyenler olduğunu biliyorum ama öncelikle Türkiye'de belki de ilk olan eğlenceli hamilelik videomuzu, hamileliğin son haftalarında başıma gelen sürpriz olayları hızlıca paylaşmak istiyorum. Birkaç güne inşallah doğum hikayemizi de paylaşırım.

39.Haftamızda doğum öncesi moral yükseltmek ve kalıcı bir hatıra kazanmak amacıyla, çok yakın arkadaşımız Murat Karakaş'ın yönetmenliğinde çekilen kısa filmimiz:



keep calm the baby's coming from Murat Karakas on Vimeo.

Bu video Mira Şimal'i beklerken yaptığımız en güzel şeydi sanırım, eşimin muhteşem oyunculuğu ve Murat'ın harika hazırlığı için çok teşekkür ediyorum.

39. Hafta:

DOKTOR DEĞİŞTİRMEK!

Süpriz!!! 10.haftamdan bu yana takibimi yapan doktorum bel fıtığı ameliyat oldu ve beklenen doğum tarihimiz "20 Kasım" iken doktorumuzun işe döneceği tarih 19 Kasım!
Hızlıca araştırma yaptıktan sonra reklam işlerini yürüttüğümüz başka bir hastaneye gitme kararı aldık. Tabii çok özenerek, güvenerek gittiğim doktorumdan sonra kimseleri sevip beğenemedim. Onca ilgiye, güler yüze rağmen psikolojim bozuldu, 39.haftada doktor değiştirmek beni çok korkuttu. Aynı hafta göbeğimde başlayan kaşıntılar uykusuz günlerimin başlangıcıydı.


PUPP OLDUM:(

Göbeğimdeki deli gibi uyutmayan kaşıntı ve kızarıklıklardan sonra nadir uyuduğum zamanlardan birinde bir sabah bileğimde sinek ısırığına benzer kızarıklıklarla uyandım. Yavaş yavaş bütün vücuduma yayılan kızarıklıklar 2 günde her yanımı kapladı. Stresten mi, alerji mi derken uf oldum, puf oldum, kabar kabar kabardım, kaşın kaşın kaşındım "Pupp" oldum. Önce Gebelik Kolestazı'ndan şüpheleniyordum ama PUPP teşhisi kondu.

Hamilelerin %1'inde görülen Pupp kaşıntılı bir deri hastalığı. Sebebi yok, sadece gebeliğe bağlı gecikmiş bir aşırı duyarlılık reaksiyonundan olabileceği söyleniyor. Fakat bütün yaşam kalitemi düşürdü. Hiçbir şeyden keyif alamıyordum, sürekli kaşınıyordum, gece, gündüz uykular haram oldu. Kaşıntı hissi öyle güçlü ki hani biraz bıraksam diyorum ama mümkün değil, kanatırcasına kaşıyordum ve hatta kanatıyordum. Moralim yerlerdeydi. Hani bebek doğsa da uykusuz kalsam neyse ama aptal bir kaşıntı yüzünden uykusuz kalmak çok canımı sıkıyordu.

40.Hafta bitti ve

ben hala doğurmamıştım! 

Kızımın ilk bebeği olacak Duru Bebek her yerde başrolde... Evde onunla alıştırma yapıyorum.
Beklenen doğum tarihimiz gelip çatmıştı ama ben hala avm'lerde geziyordum, ne bir işaret, ne bir nişan, ne bir sancı. Sadece kaşıntılarım giderek artıyordu ve moral motivasyonum O'ın altındaydı. Rutin kontrollerde bebeğimin kilosu, plesantanın durumu, suyumuz, NST'deki sancılar her şey iyi çıkıyordu ama bebeğin geleceğine dair bir işaret yoktu. Yeni gittiğim doktor alalım dedi istemedim bir daha da ona gitmedim. O sıra kendi doktorum geldi, ona 9 aydır herşeyi doğal yollarla istediğimi aşıladığım ve istemediğim sürece sezaryen teklif etmemesini söylediğim için adamcağız sadece risklerden bahsetti.
Bebeğin artık büyüdüğünü ve kakasını yapabileceğini söyledi. Alerjik durumumun sıkıntı yapabileceğini belirtti. Yine de son kontrolde her 2 günde 1 kontrole gelmek kaydıyla 1 hafta daha bekleme
kararı almıştık. Ertesi günü bir sürü alametler silsilesi yaşayarak, bebeğin karaciğere baskı yaptığından bu alerjiyi yarattığını öğrenerek hemen doktorumuzu aradık, sizce sezaryen mi dediğimizde onun çoktan bunu teklif etmek istediğini ama benim normal doğum ısrarım yüzünden bir şey söyleyemediğini öğrendik. Hemen sabahında hastaneye yatış yaptık.

Bundan sonrasını doğum hikayemin içinde anlatırım.

HASTANE ÇANTASI

Şimdi güzel şeylerden bahsedelim. Hastane çantası hazırlığında çok eğlendim mesela:) Çeşit çeşit pijamalar, lohusa taçları, bebeğin en güzel kıyafetleri, bakım malzemelerimiz... Birçoğunu kullanmasam da almak, çekmek eğlenceliydi, moda blogu mu açsam diye düşündüm sonra:P

İşte yanıma alıp yarısından çoğunu temiz getirdiğim lohusa pijama ve taçlarım:

Beyaz kalın askılı gecelik: Miss Claire

Toz Pembe 3lü Gecelik Takımı- Suwen

3lü Sabahlıklı Pijama Takımı: Barina

3lü Lizözlü Pijama Takımı: Black Spade
Gri Önden Düğmeli Pijama Takımı: Papatya



(Niye yan döndü bilmiyorum, düzelmiyor!) - Pembe Esprili Gecelik: Aqua

Ekru Uzun Kollu Pijama Takımı - Tuğse     






Birçoğu el yapımı Lohusa Taçlarım



Sonrasında kullanmadıklarımı da düzenleyip sizler için listemi yeniledim. Bu çok faydalı listeyi isteyenler "Hastane Çantası Yenidoğan" isimli dosyayı üzerine tıklayıp google docs'dan indirebilirler.

40.Hafta boyunca hem alerjiden hem ha şimdi olursa diye heyecandan neredeyse hiç uyumadım. Ailemiz de yanımızdaydı ve sanki herkes doğurayım diye benim hareketlerimi izliyordu acayip stresli bir haftaydı. Eş, dost, akraba ve canım arkadaşlarım sağolsun telefonumu hiç susturmuyorlardı. Mesajlar, whatsupplar, facebook iletileri...Telaş yapmayın doğurunca haber vericem hepinize diyordum ama her "hadi ne zaman" mesajıyla ağlamaya başlıyordum. Neyse epey zordu unutalım:/


Aslında doğum tercihlerim diye de bir sürü yazı hazırlamıştım, isteklerimi tek tek yazıp hayalimdeki doğuma en yakın olanını yaşamak için bunu hastane ile paylaşacaktım ama işler hiç öyle gitmedi. Ve bu olaylar sayesinde bu kadar ısrarcı olmamak gerektiğini, esnek olmanın her zaman işleri kolaylaştırdığını, biraz kaderci olmak ve suyun akıp yatağını bulacağı inancında olmamız gerektiğini öğrendim:/

Sanırım biraz daha büyüdüm!


9 Kasım 2012 Cuma

38.Hafta: Bebek İhtiyaç Listesi


Bebeğimiz Mira Şimal 9 aydır yaşadığı yumurtasından çıkmaya hazırlanırken biz de onun için son hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Yukarıdaki instagram fotoğrafında benim kocaman karnımı ve üzerinde Şimal yazan bulutlu kapı süsümüzü görüyorsunuz. Bu arada instagram web profilim açıldı, takipleşelim: http://instagram.com/nazsevik

39.haftayla beraber artık uzun uzun post yazmak yerine sizi Mira Şimal'in oda fotoğrafları, gardolabı, alışveriş listelerimiz, doğum tercihlerim, hastane çantası hazırlığımız gibi konularla baş başa bırakacağım. Artık iyice şiştiğim ve sanırım bu yüzden biraz depresyona girdiğim için fotoğraf da çekinmiyorum.

Gerçi yakında bomba gibi bir sürprizim olacak. Çok sevdiğimiz arkadaşımız Murat Karakaş bir hayalimizi gerçekleştirdi. Doğum fotoğraf ve videolarımızı da çekecek olan Murat'ın keyifli kadrajına kendimizi bıraktık ve bir hamilelik videosu çektik geçtiğimiz hafta sonu. Montajı henüz bitmedi, tüm planların çekimi 2 günümüzü aldı. İstanbul'un en güzel mekanlarını seçip, puslu ve bol yapraklı Kasım'a yaraşır çekimler yaptık. Neler çıkacağını çok merak ediyoruz, konsepti ona bıraktık. Belki de Türkiye'de yapılmış ilk hamilelik videosu olacak.

İşte o çekimlerden bir fotoğraf karesi...


Ve tüm anne adaylarının en zorlandıkları, kafalarının karıştığı konumuza gelelim. Bebek İhtiyaç/ Alışveriş Listesi! Bu listeler internette pek çok yerde var, anneler de kendi deneyimlerinden yola çıkarak hazırlıyorlar. Fakat en doğrusunun hangisi olduğuna, hangi ürünlerin gerçekten ihtiyaç olup olmadığına bebekler kendileri karar verdikleri için ne söylesek, ne yazsak boş.
Mesela ben ev tipi ana kucağı için çok araştırma yaptım, sonunda hediye geldi ama acaba Miram sevecek mi yoksa ana kucağında durmayı tümden red mi edecek hiçbir fikrim yok. Ya da konak tarağı... Bebeğinizin hiç ihtiyacı olmayabilir ama yine de evde olması iyidir diyerek alıyorsunuz. Yaşayıp öğreneceğiz sanırım.

İşte katıldığım eğitimlerden, okuduğum bloglardan, forumlardan, anne tavsiyelerinden yola çıkarak hazır ettiğim listem, üzerine basıp google döküman olarak indirebilirsiniz.

Yenidoğan Bebek İhtiyaç Listesi

Anne adaylarına yardımcı olabilmek adına birkaç gün sonra Hastane Çantası Hazırlığımı da paylaşacağım. Takipte kalın.

Sevgiler,

Haftanın olayı: Göbek kaşıntısı!!!! Kaşıma derler ama öyle güzel kaşınıyor ki anlatamam.

Çatlak oluşmasın diye 12.haftamdan beri önce Lierac sonra da daha doğal diye Burt's Bees Mama Bee kullandım. Fakat ne yazık ki doğaya karşı gelemiyorsunuz. Göbeğimin iyice büyümesiyle önce alerjik sandığım minik minik kızarıklıklarımın yakında birleşerek çatlaklara dönüşeceğini öğrendim:( Tıpkı noktaları birleştir oyunlarındaki noktacıklar gibi birleşip gümüş renkli parlak çatlaklar olacaklar öğğğh!
Şuan elime ne geçerse sürüyorum, Bepanthen Merhem, Badem Yağı, Kayısı Yağı ne bulursam...

38.Hafta Baby Center Görseli
Haftanın sorusu? 
Akrep mi Yay mı?


Kızıma not: Kızım keyfin yerinde sanırım, doğumunun Kasım'da olduğunu bilenler birer birer aramaya başladılar. Burcun da ailemizde merak konusu oldu 22'sine kadar doğarsan Akrep burcu oluyorsun, 1 gün daha beklersen Yay... Aslında en yakın arkadaşlarım hep Akrep burcu, akrep olmayanlar da su burcu. Akrep zor bir burçtur ama ben epey alışkınım Akreplere, haklarından gelirim:)) Yay burcu çok arkadaşım yok o yüzden pek bilmiyorum. Bilen varsa Yay bebekleri anlatsın bize. 
Artık geleceğin günü merak ve heyecanla bekliyoruz, geri sayım da yapıyoruz ama sen kendin karar vereceksin ona da... O yüzden ikimizin sağlığı için en doğru zaman neyse o zaman gel tatlım. Seni çok seviyorum.

Kendime not: Hastane çantasını kontrol et, eksikleri gider, listeni hazırla. Tansiyonunu hergün ölçmeyi unutma. Kalorisi az yiyecekler tüket.



4 Kasım 2012 Pazar

37.Hafta: Bayram Coşkusuyla Geçiverdi

Bu haftanın hızlıca geçeceğine emindim. 37.haftamızın önce misafirlerle keyifle geçen Kurban sonra da Boğaz'da rengarenk havaii fişekleri izleyerek kutladığımız Cumhuriyet Bayramı'na denk gelmesi harika oldu, bir solukta geçiverdi.

Peki kızımla neler yaşadık?

Artık hareketleri dışarıdan çok rahat görülebiliyor. Ve hareket etmeye başladığı zaman epey oynaşıyor.

Doktor kontrolümüzde doktorumuz vücudumdaki ödemin azaldığını söyledi, tuzu tamamen bırakmasam da epey azaltmam işe yaramış.

Hareketliliğim haftama göre gayet iyi, gezmek, dolaşmak harika geliyor. Sanki bebeğim doğunca hiç gezemeyecekmişim gibi geldiğinden her gün dışarlara çıkasım var.

Kurban münasebetiyle gelen arkadaşlarımla bile yemekten sonra hemen dışarı çıkmak istedim. 
İşte o günden bir kare,  37.haftamızda solda Buse sağda Cicum. 


Bu hafta itibariyle anlık iğne batmaları gibi baskılar hissetmeye başladım, doktor çok normal olduğunu söylüyor. Sanırım Braxton Hicks denilen kasılmalar bunlar, neyse ki hafif atlatıyorum.

Kızımın hıçkırıkları çok belli oluyor, bebeklerde hıçkırmak akciğerlerinin çalıştığının bir göstergesi olduğundan o hıçkırmaya başlayınca seviniyorum, zaten öyle güzel pıt pıt atıyor ki karnım, izlemek çok hoşuma gidiyor:)

Nefes tekniklerini inceledim, özellikle Ayşe Öner'in o çok sevdiğim kitabı Hamilelik, Doğum ve Bebek Bakım Kitabı ' nda gayet güzel egzersizler var.

Aslında sancı aralarında yapılan doğum pilatesini de öğreneyim ve pilates topumu hastaneye götüreyim diyordum ama doktorumuz sancı aralarında böyle bir şeye ihtiyacım olmayacağını hatta onu düşünemeyeceğimi söyleyerek biraz canımı sıktı ama neyse. Vazgeçtim.

37.hafta için Kağan Kocatepe'nin bu videosu oldukça güzel ve moral verici. 

Baby Center'a göre bebeğimizin bu hafta içerideki konumu:


38.haftanın ilk günü gittiğimiz kontrolde bebeğimizin boyu : 51 cm çıktı, kilosu da gayet güzel: 3.084 gr. 
Maşallah.

Doğum konusunda halen her şey normal görünse de kendimi sezaryene de hazırlıyorum. Normal doğum yapsam ya da sezaryen olsam da illa ki bazı müdahaleler yapılacak bunun da farkındayım. İşte bunları araştırıp, nelerin daha doğru olduğunu sorguluyorum. Aslında kafam epey karışık. Ama hiçbir zaman olayları tam akışına bırakmayı sevmediğimden bunun için de bazı planlar yapıyorum.

Doğum hiçbir zaman planlandığı gibi giden bir süreç değildir. Normal seyrinde devam ederken nelerle karşılaşıp nelere ihtiyacımız olup olmayacağını önceden kestirmek mümkün değil. Ama doğum tercihleri hazırlamak, bunu önceden doktor ile paylaşmak fikrini de yanlış bulmuyorum. Bu yüzden kendime göre, araştırdıklarımla bir doğum tercihleri listesi hazırlıyorum. Kısmen doktorumla paylaştım bile. Geri kalanını da liste şeklinde eşime vermeyi ve doğum sürecinde kararın bize bırakıldığı gerekli durumlarda oradan yararlanmayı düşünüyorum. 

Kızıma not: Bebeğim, seni dinlemek için kendime zaman ayırışım ve senin de hızlı gelişiminle artık daha fazla yakınlaştığımızı düşünüyorum. Bana tepki vermen çok hoşuma gidiyor, artık babacığından, babannenden de çekinmiyorsun, onlara da showlar yapıyorsun. Neyse ki kavuşmamıza az kaldı tatlım. Seni çok özledim.

Kendime not: Nefes ve Kegel egzersizlerini ihmal etme. Doğum tercihleri listeni tamamla.