28 Mayıs 2012 Pazartesi

14.hafta: Alışveriş Aşkınaaa!


Dar geliyor, dar geliyor, buraları bana dar geliyor! 
Her Allah'ın günü dolabın önüne oturup dolabı seyrediyorum, raftan alıp giyemiyorum, çünkü her şeyim dar geliyor. 


Bir haftada bu kadar çok fark edemez diyorum ama etmiş, geçen hafta hiç değilse arabada, orda burda otururken pantolonlarımın ön düğmesini açmam yetiyordu ama şimdi yok, kapanmıyoor! Tabii hemen alışverişe koşmak istiyorum, henüz kendime hamile kıyafeti alabileceğim sıkıcı olmayan bir mağaza bulamadım. Normalde es geçtiğim LCW'yi şimdi nerede görsem girip hamile koleksiyonuna bakıyorum. Bir kaç pantolonla birlikte dayanamayıp üzeri baskılı tshirtlerden de aldım. Birinin üzerinde çatlamış yumurtadan bebek kafası fırlamış "coming soon" yazıyor, diğerinde hamile piktogramları var, ay ay göbüşün büyümesini gösteriyor altında da"watch the love grow" yazıyor:)


Neredeyse bir haftadır evimiz şenlik, kayınvalidemler burada, bana çok faydaları oluyor sağ olsunlar, onlarla beraber de çıktık hafta sonu alışverişe, hem badana boya malzemeleri aldık hem alışveriş. Aslına bakarsanız kıyafetlerime girememekten şikayet ediyorum ama hafif pırtlak göbeğimle gezmek de hoşuma gitmeye başladı. Artık Avmlerde güvenlik kapılarından geçmiyorum, güvenlikçi kızlar elle arama yaparken göbeğime dokununca anlıyorlar zaten. Henüz herkes anlamasa da bazen göbeğime doğru kayan bakışlar farkediyorum onlar da genelde ya hamile ya da bebekli kadınlar oluyor. 

Ben de sürekli etraftaki hamileleri kesiyorum. Gözüm bebek mağazalarına, oyuncakçılara, yeni doğmuş bebeklere, pusetlere kaymaya başladı bile. Henüz minik elma kadar olan yavrum için hiçbir alışveriş yapmadım ama kendimi zor tutuyorum. En azından cinsiyeti belli olsun diye avutuyorum kendimi:)

Bu arada sağlığım çok şükür yerinde, biraz kasılmalarım, ani kramplar oluyor ama etkisi uzun sürmediği için çok şikayetlenmiyorum. Gece uyanmalarım fixlendi, eskiden yattığı gibi sabah kalkan ben, şimdi bazen bir bazen iki kere tuvalete kalkıyorum. 

Bebeğime not: Sayende zaten duygusal olan anan hepten duygu dolu, ağlak bir kadın oldu. Bu hafta içinde iki yıldır ağlamadığım kadar ağladım yavrum. Okuduğum bloglara, aptalca haberlere, reklamlara, en çok da askere gönderdiğimiz kuzenime sular seller gibi ağladım.
Kendime not: Tuzlu yemeyi kes artık! Alışverişe kendini fazla kaptırma! Hamile kıyafetlerini doğurduktan sonra da giymemek için alışverişe sarfettiğin eforu spor yapmaya harca.


17 Mayıs 2012 Perşembe

13.Hafta: 2li Test Sonuçları

Kafamda deli sorular...
Heyecan, endişe, merak, korku hepsi iç içe geçmiş, birbirleriyle sarmal olmuş durumda. 
"Ya onun tehlikede olduğuna dair bir sonuç çıkarsa" endişesiyse sanırım hepsinin ötesinde. 


12+3 günlükken 2li test sonuçlarımızı öğrenmek için doktorun yolunu tuttuk.
Doktor bir kağıtlara bir bize bakıyor; "önce açıklama yapacağım ama baştan söyleyeyim korkmanızı gerektirecek bir durum yok." (Bu sırada kalbim güp güp atıyor tabii)
Bu testlerin sonucunun tanı koymadığını, sadece istatistik olarak bize risk oranını verdiğini söyleyip, yüksek risk grubunda olmadığımı, içimdeki minnoşun ense kalınlığı, hormonal değerlerim ve yaşım itibariyle 12 milyonda 1 ihtimalle down sendromu riski olduğunu söyledi.  Adamceğizin yüzüne karşı derin bir "oh" çekip, aklımdaki diğer soruları sormaya başladım. Bazen aklımda o kadar çok deli soru oluyor ki, adam birinin cevabını vermeden unutmayayım diye diğer soruyu soruyorum. Cevap da gümbürtüye gidiyor yeni soru da affallatıyor, yazık. Neyse ki benim doktorum çok sabırlı , benim arkası kesilmeyen sorularıma peygamber sabrıyla, sıkılmadan cevap veriyor:)
Ultrasonda da çok tatlıydı minik uzaylım. Bu defa geçen seferki gibi çok hareketli değildi ama yine de çok sevimliydi, kalbini dinledik dubdub glup glup dubdup atıyor, sanki içerde atlılar koşturuyor:)
Hastanenin kadın doğum misafirhanesi bölümünü gezmek istedik, doktorumuz benim ismimi verip çıkabilirsiniz dedi. Hemşirelerin güler yüzlü, ilgili olduğunu, odaların da temiz ve sevimli olduğunu görünce içimiz epey rahatladı.
Ee bunları kutlamak gerek diye hafta sonu iki gün boyunca yedik, içtik, gezdik, eğlendik.

Bebeğime not: Anneciğin homini gırtlak yiyiyor, yatıyor yavrum, ama sırf senin için yani, yi de büyü diye:)
Kendime not: 64 kiloyum, 13 haftada 1 kilo hiçbir şey değil canım.